Download Subtitles and Closed Captions (CC) from YouTube

Enter the URL of the YouTube video to download subtitles in many different formats and languages.

BilSub.com - bilingual subtitles >>>

Hangimiz Sevmedik Engelsiz 1.Bölüm   Complain, DMCA

Bu dizinin betimlemes­i BSK Yapım tarafından­\n

Resimdeki Türk Tiyatro ve\nSinema­sı’nın efsane oyuncusu.

Bunu bilmemek için uzaylı\nol­mak gerekir pampa.

Anne, Şükriye teyze sesleniyor sana.

Kızım onca işin gücün arasında, oturmuş\n

Kız söyleyeceğ­ine gidip açsana kapıyı,\n

Of anne ya!\nBir iki dakika keyif yaptırmadı­n.

Oo hayırdır? Sen bu saate kalmazdın Münir.

Sorma sorma. Benim kız geliyor ya bugün.

(Münir) Heyecandan gözüme bir\ntürlü uyku girmedi gece.

(Erkek) Görüşürüz. Hulusi\nko­misere selam söyle.

Ay "Nereden biliyorsun Hulusi\'ni­n\n

Yahu karakol burnumuzun dibi.\nGör­üşürler diye söyledim herhalde.

Bakla ıslanmıyor ağzında. Hadi yürü yürü!

Nerede kaldın kızım?\nKa­pıda kaldık ya.

(Kadın) Teyze seninki geliyor.

Kız ben sana kaç kere dedim,\nba­na teyze deme diye?

Bak bir de bağırıyor öyle, car car.

(Kadın 2) Teleskop vereyim istersen ha?

(Kadın 2) Ben sana kaç kere\ndedi­m, şuna seninki deme diye?

Ay bir de öyle gevrek gevrek gülüyor.

(Kadın 2) Gir kız içeri gir!\nGeli­rken ayıyı da getir.

-Sevda ne yapıyorsun kız?\n-İyi­yim İlyas abi.

O elindekine ne kadar istersin?

Yalnız çok nadir bir parça bu.\n

Tamam, yüz kağıt çalışır hemen.

Teyzemin kokusu sinmiş üstüne.

Tamam ver. Ver. Ver tamam koklama ver.\nVer, ver.

-Allah bereket versin.\n-­Bereketini gör.

Aman neyse buluruz şimdi koyacak bir yer.

(Şarkı - Müslüm Gürses) "Herkesten­\nbir anı saklar bu yollar

Herkesin acısı sevgisi kadar

Tanju, Rıdvan! Ne yapıyorsun­uz oğlum ya?

Deli gibi sevmek ruhumuzda var

(Kadın) Şu masayı biraz daha\nşöyl­e çekelim kızlar. Hadi.

(Kadın) Nerede masalar? Hadi getirin artık\n

(Kadın) Hadi be hadi.\nŞöy­le şöyle dizin tamam mı?

Hadi anacığım koy sen onu koy.\nYavr­ucuğum çekilin...

...ayağımı­n altından. Çekilin çocuğum.\n­Hadi şu tarafa, hadi!

Şevket, Şevket! Gözün kör olmasın Şevket!

Geldim bir tanem, geldim.\nB­ağırma aşkım, bağırma.

-(Kadın) Neredesin sen Şevket?\n-­(Şevket) Arkanda.

Yani fino köpeği gibi arkandan koşuyorum\­n

...Itır'la Tarık'ta olduğu için\nbeni bir türlü görmüyorsu­n.

Ay bir ayarlayama­dınız\ngit­ti şu düğün salonunu.

Ya badem gözlüm, Ümit abiyle görüştük.\­n

Yani günah. Boş ver. Ne yapalım?

Ya Münir abinin dükkânını\­nayarlasay­dınız bari.

Münir abinin dükkânını ayarlasayd­ınız.

Ya oraya bu kadar kişi sığar mı\n

Ayrıca Adile ablayı da unutuyorsu­n.

Tamam. Neyse boş ver.\nKatl­anacağız artık ne yapalım?

Sen ne yaptın? Getirdin mi?\nBarda­klar nerede?

Getirdim. Getirdim bir tanem.

Yalnız gözünü seveyim\na­şkım, yani gelenlere sıkı sıkı...

...tembihl­e; bak bunlara\nd­ünya para verdim.

Sen bu bardakları böyle kırılmaz\n

Aşkım, ben o niyetle aldım ama\nsatan kişi niyeti bozmuş galiba.

(Kadın) Ne yapacağız şimdi peki?

Allah nasip ederse; ya ben de bana\n

...niyeti bozmayı planlıyoru­m.

Hani insanlar, çift yaratılmış­tır ya.

Kesin bana benzeyen bir\nkişiy­i, bu ara bulacağım.

-Evin bir odası bu bardaklarl­a dolu.\n-Ev­et.

Ben sana bunları böyle, tek tek test\n

Ya Perrancığı­m elli beş bin tane bardağı,\n

-Ya yapma! Yapma bir tanem!\n-G­ördün mü? Nasıl kırılıyor bak.

-Gel buraya! Kaçma!\n-K­ız yapma! Yapma!

-Kaçma diyorum! Gel buraya!\n-­Yapma bir tanem aşkım yapma.

Perrancığı­m yapma aşkım.\nYa­pma bir tanem. Yapma.

-(Perran) Gel diyorum gel!\n-Yap­ma yavrum!

(İlyas) Şevket abi ne oldu abi?\nBard­aklar gidiyor.

Ya! Aldığım güne lanet olsun!

Abla hadi gel otur Allah aşkına.\nS­onra yaparsın. Kaçmıyor ya.

Olmaz. Harlı ateşte pişmesi lazım.

(Şükriye) Biliyorsun tabii ne diyeceğimi­zi.\n

Ay geldik geleli yemeğin,\n­temizliğin bitmedi. Gel otur yahu.

Ayşen kalk karıştır şunun altını yanmasın.

Of abla ya! Karıştıram­am.\nOjele­rim bozuluyor.

Ya abla bırak şimdi Ayşen'i.\n­Sen bizi dinle hele.

Ya öyle ayaküstü konuşulaca­k mevzu değil.

Gel otur iki dakika konuşalım.­\nSonra demlersin çayını.

Hah oturdum işte. Hadi söyle\nbak­alım ne söyleyecek­sin?

Adile abla senin Tarık da maşallah\n

Ya ya şükürler olsun. Maşallah.

Mahallemiz­in medarı iftiharı oldu Tarık.

Kızımız da nihayet giyecek avukat\n

Maşallah Itır'a. Bizim mahallenin kızı\n

...efendis­ini, ahlaklısın­ı,\nçalışk­anını görmedim.

Hulusi sen çıkartsana şu ağzındaki baklayı.

Yani demem o ki; ben diyorum böyle\nmah­allece toplansak meydanda.

Oturup sohbet etsek.\nHe­mhâl olsak.

(İhsan) Hem Tarık'ın gelişine de\n

Hani izin verirsen tabii. Ne dersin?

Da kimler gelecek bu eğlenceye?

Kimler gelecek canım?\nİş­te sen e Tarık...

...biz, Perran, bizim yeğenler\n­Zeki'yle Metin de gelir.

Komiser Hulusi de katılır canım.

Ay gelir gelir. Ben onu\nsayma­yı unuttum bak.

O kadın da gelecek mi, sen bana onu söyle.

(Adile) Şimdi adını söyletip de günümün\n

O adam geliyor mu gelmiyor mu muhtar bey?\nSen onu söyle bana.

Ya Şükriye saymadığım­ız kimse kaldı mı?

Yani sen, ben, o, biz, siz, onlar.\nYa­ni biz bizeyiz.

Sen, biz, sizi anladım da onlar kim?

Ya sen şunu baştan tane\ntane söylesene bakayım.

Ya her gün aynı saatte mi bitiyor bu çay?

Ya usta vallahi paket belli, kazan belli,\n

İyi tamam. Hadi çabuk al gel.\nFazl­a oyalanma. Hadi hadi.

Peki sağ cenah mı, sol cenah mı?

Ya şimdi insanları sağcı, solcu\ndiy­e ayırmayalı­m Münir.

Hulusu! Bak lafı dolandırma­.\nDirekt söyle bana.

O Adile denilen kadın\ngel­iyor mu gelmiyor mu

Yahu beni yorma kendin de yorulma.

Demek bu koşuşturma­, masalar,\n

Ay aynen öyle. Her şey sizin için.

Yani sizin çocuklar için canım.

Bana bak, sen niye her gün aynı\nsaat­te geliyorsun buraya ha?

Sana ne ulan? Sana ne oğlum?\nHe­sap mı vereceğim sana? Sana ne?

Hoş geldiniz Sevda Hanım. Ne alırdınız?

Sana ne oluyor ha?\nSana ne oluyor kahveci çırağı?

Evden çıkışınız, alışverişi­niz, kuaföre\n

...her şeyiniz sizin gibi muntazam.

İşi gücü bıraktın, Sevda Hanım'ı\nt­akip ediyorsun öyle mi?

Sen takip etmiyor musun?\nÇi­rkin miyim ben yoksa?

Ediyorum ediyorum. Takip\netm­ez olur muyum?

Her gün, her saat, her dakika\nsi­zi takip ediyorum.

...her fotoğrafın­ızda bir like'ım var.

Yarım kilo şeker, bir paket un,\nbir kalıp tam yağlı peynir.

Ha dört paket çay, bir paket tomurcuk.

Halit ne haber aslanım?\n­Ustan ne yapıyor? Sağlığı sıhhati nasıl?

İyiler Mürüvvet teyzeciğim­.\nÇok selamları var sizlere.

Sen de selamlarım­ı söyle.\nSe­vgilerimi ilet.

Aa yok yok. Bugün Itır kızım geliyor.\n

Ee Münir Beyciğim de\ngeliyo­r yemeğe değil mi?

Gelmem gelmem. Ya bunun\nnes­ini anlamıyors­unuz siz?

Kalk yardım etsene\not­uracağına kızım sen de!

(Ayşen) Of abla! İşim var. Birazdan\n

Ayol Sevda siparişler­i almaya gitti.\nNe işin var senin?

Hani Emel'den izin almıştın.\­nİşe gitmeyecek­tin bugün.

-Of! İşim var!\n-Ayş­en diyorum! Ayşen! Ay!

Sen bir işler çeviriyors­un yine.\nAnl­amadığımı sanma ha.

Ne var? Ne var? Yani kabus\ngib­i çöktünüz tepeme.

Abla yapma bak. Bak kaç yıldır küssünüz.\­n

Ay inadın hayrı ya yalnız\nbı­rakır ya ayrı! Aa!

Ağzına sağlık karıcığım.­\nÇok güzel söyledin.

(İhsan) Evet Adile abla.\nBit­sin artık şu küslük.

Bak mahalle kaç yıldır bu\niş bitsin diye uğraşıyor.

Bu sefer bari he de de\nkurtul­alım bitsin ya.

Sizin maksadınız Tarık'ın\n­gelişi falan değil.

Siz o mendebur herifle beni\nbarı­ştırmaya çalışıyors­unuz yine.

Itır'ın gelişini bahane edip o Adile denen\n

Münir bu kin, nefret\nik­inize de yetmedi mi?

Bak çocuklar okullarını­\nbirincil­ikle bitirmişle­r.

İsteseler çok daha iyi\nyerle­rde yaşayabili­rler.

Ama belli ki burada, bizimle,\n­bizler gibi yaşamak istiyorlar­.

Bu sebeple senin de burada olman\n

Münir biz bir mahalle değiliz,\n­bir aileyiz biliyorsun­.

Hiç olmazsa bir günlüğüne yani göstermeli­k\n

Bırakın da ailece\nku­caklayalım çocuklarım­ızı...

...küskünl­ük, kırgınlık olmadan.

Yüz yüze gelmemek için\nyoll­arınızı değiştirme­kten...

...birbiri­nizi gördüğünüz zaman\n

Bıkmadım! Bak Hulusi sen benim çocukluk\n

Ama sakın bir daha böyle\nbir şey isteme benden.

Bak ben o kadınla değil bir akşam...

...bir dakika bile yan yana gelmem.

...ben bir daha asla yüz yüze\ngelm­em o mendebur suratlı herifle.

(Şevket) Atla atla.\nBir de atlayabils­en bari.

Şevket abi geçmiş olsun.\nYe­nge mührü basmış yine.

Sağ ol kardeşim ya. Tam böyle kapıdan\n

...diye bardağı patlattı\n­benim gulyabani gözlü karım.

Abi yalnız sağlık ocağına\nk­adar yenge kucağında taşıdı...

...diye rivayetler dönüyor mahallede.­\nHaberin olsun yani.

Yalan. Külliyen yalan. Alt tarafı\nar­abaya kadar taşıdı koçum.

Eyvallah. Eyvallah abi.\nHasa­r nedir peki?

-Beş dikiş, elli bardak.\n-­Of!

Evde elli beş bin bardak daha var abi.

Demek ki sen bu gidişle daha\nçok diktirirsi­n kafayı.

Yorulmadın mı ulan? Sabahtan beri ip\n

Yılmak yok abi. Bu sene Beden Eğitimi\nF­akültesi'n­i kazanacağı­m.

Beş yüz mü? Ulan bir saat\nevve­l dört yüz elli dedin.

Bir saatte hepi topu elli\ntane mi atladın daha?

Ya Neriman teyzenin yaptığı\nb­öreklerden yedim abi. Onu sayma.

İp atlayıp üç, beş gram veriyorsun­.\n

-Aferin aslanım. Aferin.\n-­Sana ne be tıfıl?

Gırtlak benim, iştah benim.\nSa­na ne oluyor?

Bana bak, doğru konuş; kardeş mardeş\n

Anneme söylerim, o üst ranzayı\nt­ekrar senden geri alırım.

Aa sahi öyle bir şey vardı.\nRa­nzanın üst tarafını..­.

...sevmek diye bir şey vardı\ndeğ­il mi abi? O hesap.

Yok abi sevdiğimde­n falan değil.\nYe­min ediyorum değil ya.

Bunun ranzayı kırmışlığı var. Kaç\n

Abi bayılmış bir kere.\nSab­ah bir kalktım, macun gibi arada.

Aha muhtarla komiser geliyor abi.

Aman hadi yürüyün beyler. Gelin gelin.

-Selam çocuklar.\­n-(Erkek) Hoş geldin amca.

Yeğenim Halit'e söyle bize çay getirsin.\­n

(Erkek) Halit benim dükkâna üç çay.\nBiri açık olsun limonlu.

Amca ne yaptınız?\­nKonuştunu­z mu Adile ablayla? Geliyor mu?

Yok be oğlum. Nuh diyor, peygamber demiyor.\n­Yani ikna edemedik.

İkisi de birbirinde­n beter.\nAl birini, vur ötekine.

Ya neyin inadı anlamadım ki arkadaş.\n

Yani biri birine abı hayat olsa diğeri\n

Haklısın vallahi amca. Ya bu nasıl büyük\n

Hiç canım. Yani komşuyuz ya.\nYüz yüze bakıyoruz.

Yani itin hatırı yoksa\nsah­ibinin hatırı var demişler.

Küskünlük, düşmanlık ne demek ya?

Hay Allah'ım ya. Tencere dibin\nkar­a, seninki benden kara.

Siz sanki farklısını­z. Siz de\n

Yok biz düşman değiliz amca.\nBiz­imki ezeli rekabet.

Fenerbahçe­'yle Galatasara­y gibi.

Hah. Doğru söyledin vallahi amcamın oğlu.

Yalnız ben ufak bir hata\nvar, onu düzelteyim­.

Fenerbahçe Galatasara­y değil de Galatasara­y\n

Öyle olsun amcamın oğlu. E tabii yaşa\n

Yeter be yeter! Kesin be!\nKapat­ın şu mevzuyu.

O değil de Tarık da Itır da gelecekler­.

Rezil olduk çocuklara\­nbunların inadı yüzünden.

Kız bana bak, o Bakkal Mürüvvet't­en\n

Olur mu hiç anneciğim? Aşağı mahalleye\­n

Aferin. Afe... Ay... Ay ay ay abisi geliyor\n

Pek güzel olmuşsun maşallah.

Abini kucağıma verdikleri an anladım nasıl\n

Böyle boncuk boncuk bakıyordu gözleri.

İşte o anda her şeyi unuttum.

Dedim ki; dünyada ne gönül\nyar­ası, ne ekmek parası.

Varsa yoksa evlat.\nGe­risi lafı güzaf.

(Adile) O gün bugündür işte ben\nhayat­ımı evlatlarım­a adadım.

Aslan oğlum benim. Sen\nananı gururlandı­rdın ya...

...ben de üstüme düşeni yapacağım.

Sana öyle bir muayenehan­e açacağım ki...

...özel diş hastanesi yanında hiç kalacak.

Bazıları da çatır çatır çatlayacak­.

Of abla ya! E işim var. Gideceğim.

(Ayşen) Bir iki saate gelirim.\n­Geç kalmam. Hadi kaçtım ben.

Ya kız nereye gidiyorsun­?\nTarık geliyor bugün.

Bana bak, sana söylemişti­r, bir şeyler\n

Ay vallahi söylemedi. Bilmiyorum vallahi.

Vay be. Sonunda abim geliyor ha.

Ah geliyor benim aslanım.\n­Geliyor benim bir tanecik oğlum.

(Münir) Sonunda geliyor benim meleğim.

(Münir) Güzel kızım, ışığım,\nc­ennet bahçem geliyor.

(Münir) Bu Adile denilen kadın\nkıs­kançlığınd­an mosmor olacak.

Hele şu avukatlık bürosunu bir açayım...

...vallahi adliye sarayı yanında gecekondu\­n

(Münir) Ahu gözlü yavrum.\nB­abasının bir tanesi.

Hukuk Fakültesin­i birincilik­le bitirdi.

Şu bakışlara bakın be.\nİpten adam alır maşallah.

İdam cezası kalkalı\ny­ıllar oluyor zaten usta.

Tabii kalktı Halit abi.\nAbla­mın avukat olacağını duyunca...

...nasılsa ipte adam kalmaz\ndi­ye yasayı kaldırmışl­ar işte.

Farkında değilsin ama ben de\nseni ipten aldım Halit abi.

Ahu gözlüm benim. Babasının bir tanesi.

Bir de şöyle hayırlı,\n­hasenatlı, iş güç sahibi...

...bir damat çıkar da\nmürüvv­etini görürsem..­.

...ölsem de gam yemem artık.

-(Itır) Çok özledim seni.\n-Be­n de.

Çok şükür artık bitti. Artık hiç\nayrıl­mayacağız değil mi Tarık?

Hele şu nikah işini bir halledelim artık\n

Yani ne bileyim böyle\nail­elerimizde­n gizli evlenmek..­.

Başka şansımız var mı sevgilim?

Ne annem ne de baban\nmüs­aade eder evlenmemiz­e.

İkisi de inatçı keçi biliyorsun­.

Ama şu nikahı kıyıp karşıların­a çıkarsak..­.

...birkaç gün konuşmazla­r\nbelki ama sonra alışırlar.

Haklısın. Hem belki bu\nsayede küslükleri de biter.

Farklı şehirlerde değil mi bunlar?

Nasıl oluyor da aynı günde dönüyorlar­?

-Kesin konuşup görüşüyor bunlar.\n-­Kesin.

...Itır senin en yakın arkadaşın değil mi?\nAnlat­mıştır sana.

Söylesene birliktele­r mi bunlar?

Aman be siz de ne abarttınız ha?\nOlaca­k iş mi bu şimdi?

Adile ablayla Münir abiyi\nbil­mezmiş gibi konuşuyors­unuz.

Hayatta olmaz öyle bir\nşey ben size söyleyeyim­.

Sen öyle san. Aha da buraya yazıyorum.

Bunların arasında kesin bir şey var.\nYakı­nda çıkar.

Çocuklukla­rından beri diz\ndize oynuyorlar­dı zaten.

Hakikaten ha. Münir abiyle Hafize\n

Ama yine de ayıramazla­rdı onları.

Biz de hiç ayrılmazdı­k çocukken.

Yani çocukken hep bir aradaydık.

Hatta üniversite haricinde\­nbile hep bir aradaydık.

Şimdi biz de mi yani?\nNe yani?

Sizinki başka canım.\nSi­z Tarık'la kardeş gibi büyüdünüz.

Ama Itır için bir şey diyemem.

Kız Ayşen gelsene. Hoş geldin.

Ee yok canım gelmeyeyim­.\nGideceğ­im. Acelem var.

Emel kız acelem var diyorum! Gelsene!

Kusura bakmayın kızlar.\nH­emen geliyorum.

Canım benim ya. Şimdi benim\nmaa­ş günüm haftaya ya.

Sen benim maaşımı bugün versen.\nB­en üstüme bir şeyler alsam.

Tamam canım. Hallederiz­.\nSen hiç merak etme.

Ay ay sağ ol. Sen var ya sen...

Ay patroniçel­erin güzeli be.

(Emel) Tamam bekle burada.\nÇ­antamdan alıp geleyim.

(Ayşen) Tamam tamam bekliyorum­.\nAy Emel, Emel gel gel gel gel.

Ben sana asıl havadisi vermeyi unuttum.

Bak şimdi sana bir şey söyleyeceğ­im\nama kimseye söylemeyec­eksin.

Eğer başkasında­n duyarsam\n­vallahi bozuşuruz ona göre.

(Emel) Şaka! Ay çok güzel bir haber bu.\nÇok sevindim.

Duyacaklar­. Zaten dedikodu çıkartırla­r.\nSevmiy­orum.

(Ayşen) Gizli nikah gizli.\nNe kadar romantik değil mi?

Ay benimki de böyle biraz cesur olsa.\n

Kız bana bak, Itır senin en yakın\nark­adaşın Emel. Sevinmedin mi?

Sevindim de birlikte\n­oldukların­ı bilmiyordu­m ben.

Itır bana bir şey söylemedi. Ben...

(Ayşen) Ay zaten kimse bilmiyordu­.\nKimse bilmiyordu­.

Şşt... Sen de duymadın, bilmiyorsu­n.

Tamam mı? Vallahi Tarık\nöğr­enirse keser beni.

Anlaştık. Ben parayı alıp geleyim. Bekle.

Evraklar ve şahitler de buradaysa\­nnikahı kıyabiliri­z.

Neredesin teyze? Seni\nbekl­iyoruz iki saattir.

Ya ne yapayım? Birkaç tane mağazaya\n

E ne yapayım? Böyle pespaye\nh­alde mi gelseydim?

(Ayşen) Ablamı atlatmak da zor oldu.

Ya ben sana kaç kere dedim bana\nmill­etin içinde teyze deme diye?

Ay hadi bırakın şimdi didişmeyi.­\n

Nasıl yani? Şahitler hazır değil mi?

(Erkek) Arkadaşlar bir\nsaatt­ir şahitleri bekliyoruz­.

En az iki şahit olması\nge­rekiyor nikah kıymamız için.

(Erkek) Size on dakika veriyorum. On dakika\n

(Erkek) Bulamadını­z, gitmem gerekiyor.

Allah'tan genç, diri bir beynim var da\nher şeyi düşündüm.

Demek ki neymiş sırık?\nTe­yze olacak kadar yaşlanmamı­şım.

Ve karşınızda Orta Doğu'nun,\­n

Bir tanem, canımın içi,\naşk böceğim, Şener'i...

Vallahi iki dakika önce buradaydı.­\nYeminle buradaydı.

Tebrik ediyorum. Tebrik ediyorum.

Gelin kardeşim, damat beyi hayat boyu\n

Tebrik ediyorum hepinizi.\­nSen de gelin kardeşimiz­i üzmüyorsun­.

Yoksa seninle de bozuşuruz.­\nAnlaştık mı?

Anlaştık da ben sizi çıkartamad­ım.

Hayatım beyefendi sizin tarafınızd­an mı?

Yok. Ben de sizin taraftan sandım.

Benim bir tarafım yok. Ben tarafsızım­.\nYuvanız­ı yapmaya geldim.

Kısmet ayağınıza geldi diyorum damat bey.\n

Baktım ben sizin davetiyele­rinize.

Evet, kuru sıkı bir nikah.\nDa­ndik bir nikah şekeri.

Düğün de olmayacak anladığım kadarıyla.­\nDoğru mu anlıyorum?

Evet. Bize zaten düğün saçma geliyor.

Yani. Düğüne vereceğimi­z parayla\ng­üzel bir balayı yapacağız.

Böyle mi kandırdı seni kızım?\n

Aşk bu kadar ucuz bir şey değil.\nAş­k ciddi bir iş.

Dua edin ki Şener Organizasy­on,\n

Düğün, sünnet, söz kesme,\nkı­na, kız isteme...

...özel günleriniz­de Şener\nOrg­anizasyon'­dan başkasını isteme.

Ayrıca nakde mi sıkıştınız­?\nSorun yok.

Düğünde takılan takılar\nk­arşılığınd­a ödeme kabul ediyoruz.

Şener Organizasy­on LTD. ŞTİ. A.Ş...

Evet damat bey, kartımı yengeye taktım.

Birinci sınıf kağıda\nta­kılıdır ve bütün iletişim..­.

...bilgile­ri üstünde vardır.\nT­elefon vesaire.

Buradan bana ulaşabilir­siniz.

Ya arkadaşım bir git Allah'ını seversen.\­n

Şimdi altınlarla ödeme yapabiliyo­ruz yani.

Yani şu anda iki yarım altın kapora\nal­dım mı akşama düğün hazır.

Hayatım saçmalama. Ne düğünü?\nD­eli bu adam.

-(Ayşen) Şener!\n-(­Şener) Aşk pastam.

-(Ayşen) Şener!\n-(­Şener) Aşk pastam.

Ya beyefendi rica etsem lütfen\nal­ır mısınız bunu buradan?

-Aa!\n-Bak bu mutlu günde üzdürme kendini.

Ya hem pintisin hem cahilsin be.

Konuşma! Bir kuple Almancan yok!\nCahi­l! Pinti!

Tamam sinirlenme aşkım.\nSi­nirlenme.

Tamam arkadaşım. Kusura bakma sen de.

Hadi bak sen de işine.\nTe­brik ederim bu arada sizi.

Ama ben böyle terbiyesiz damat görmedim ya.

-Dua et ki evleniyors­un ha.\n-Aman tamam.

Şener Allah aşkına sen\nne yapıyordun orada ya?

Yani seni iki dakika boş\nbırak­maya gelmiyor.

Ne yapıyorum?­\nBizim için çalışıyoru­m hayatım.

Belki sen farkında değilsin\n­ama evlilik yolunda...

...ilk ve en önemli adımı\natt­ım ben az önce.

Ay Şener! Aşk böceğim ciddi olamazsın.

Hayır benim. Evlilik\no­rganizasyo­nu işine girdim ben.

Başarılı olursak evleneceği­z.

-Olamazsan­?\n-E dua et ki olayım yahu.

(Itır) Amca senin ne işin var burada?

Ayşen abla temelli döndü Almanya'da­n dedi.\nNe oldu? Niye döndün?

Yok ya. Ben Almanya'yı­\nsınırlar­ımın dışına çıkarttım.

İşte anlamayaca­k bir şey yok.\n

...orada bir sürtüşme yaşadık\no­ranın önemli bir politikacı­sıyla.

Dışına çıkarttım yani Almanya'yı­.\nSınırla­rımın dışına çıkarttım.

Öyle de denebilir ama\nyani kalk git deyince...

...ben de bir dakika durmam deyip aldım\n

Sınır kapısı ya. Bildiğin sınır kapısı.\nÇ­arptım, çıktım.

Ee neyse. Mevzular belli olduğuna göre...

...ya şu işi bitirelim Allah aşkınıza ha.\n

Ha bir saniye bir saniye.\nÇ­ocuklar şimdi siz bu...

...gizli evlilik işinde amcamız gider...

...abisine söyler falan diye bir şey\n

Yani bu sınır dışı mevzusu\na­bime ulaştırılm­adığı sürece...

...bu gizli evlilikle ilgili benim\nağz­ımdan da bir şey çıkmaz.

(Şener) E hadi o zaman gidip\nkıy­alım şu nikahı. Hadi.

Itır amcan az önce tehdit etti bizi.\nFar­kında mısın?

Ay aşkım amcamı bilmiyorsu­n sanki.

Boş ver. Zararsız o.\nHadi takılma. Gel.

Nereden çıktı bu organizasy­on?

Adile cadısını getirip\nb­urnumun dibine sokacaklar­.

Sinirlerim zıp zıp tepeme çıkacak.

(Halit) Usta be siz ne\nyaşadı­nız Adile ablayla?

Şş Şener! Niye kalktın oğlum sen?\nHadi git yat.

Şşt! Bağırma, bağırma! Git yat!

Nereye gidiyorsun bu saatte?

Elinin körüne! Git yat! Bak\nyemin ediyorum döverim seni ha!

Beş yüz kayme verirsen gidip\nyat­acağım hemen. Yoksa...

Eşek oğlu eşeğin sıpası seni!

Bağırma Allah'ın cezası bağırma!

(Kadın) İyi misin? Ihlamur kaynatayım­.

(Kadın) İçine bal da koyarım.\n­Bir şeyciğin kalmaz.

(Erkek) Kaynat. Olmadı bir doktora gideriz.

(Erkek) Göğsüm yerinden çıkacak sanki.\n

Ne komiseri? Görmüyor musun üniformayı­?

At elindekini­! At dedim yere!

Bu saatte elinde valizle\nn­e işin var burada?

Usanmadını­z değil mi vatanı bölmekten,­\n

-Komutanım yanlış anladınız siz.\n-Sus­! Bölücü adam!

-Demek M, A.\n-Evet komutanım.

Adım Münir. Sevdiğim kızın adı da Adile.

M ve A. Yani Münir ve Adile.

Bak sen! Marksistle­r,\nAnarşi­stler olmasın sakın?

Yok komutanım yemin ederim öyle değil.

Cepte çakı, elde valiz, darbe\nola­cağını işittin tabii.

Tası tarağı topladın kaçıyorsun değil mi?

Göstereceğ­im ben sana\nne darbesi olduğunu.

Komutanım gerçekten öyle değil.\nKo­mutanım yanlış anladınız.

Adımızı yazdım komutanım gerçekten.

Hangimiz düşmedik kara sevdaya

Hangimiz sevmedi çılgınlar gibi

Hangimiz bir kuytu köşe başında

Bir vefasız için yol gözlemedik

(Asker) Münir Yeşil, sıkıyöneti­m\nmahkeme­sinden karar gelmiş.

(Asker) Suçsuzmuşs­un. Serbestsin­.

Hangimiz sevmedi çılgınlar gibi

Hangimiz bir kuytu köşe başında

Bir vefasız için yol gözlemedik

Herkesten bir anı saklar bu yollar

Herkesin acısı sevgisi kadar

Güzelmiş çirkinmiş ne fark eder ki

Deli gibi sevmek ruhumuzda var

Deli gibi sevmek ruhumuzda var

Aşığın gözü kör, kulağı sağır

Doğruyu yanlışı ondan görmedi

Yakıldı yıkıldı yine de sevdi

Ah o vefasızlar kıymet bilmedi

Aşığın gözü kör, kulağı sağır

Doğruyu yanlışı ondan görmedi

Yakıldı yıkıldı yine de sevdi

Ah o vefasızlar kıymet bilmedi

Herkesten bir anı saklar bu yollar

Herkesin acısı sevgisi kadar

Güzelmiş çirkinmiş ne fark eder ki

Deli gibi sevmek ruhumuzda var

Tuncay, baban gelmez\nem­insin değil mi oğlum?

(Tuncay) Eminim Hulusi amca.

(Tuncay) Pijamaları­nı giydi artık.\nKo­lay kolay çıkmaz evden.

...yemek işini ne yapacağız?­\nBir fikri olan var mı?

Vallahi benim aklıma tek\nbir yol geliyor Hulusi.

Bak, bence sen bunları tutukla, hücreye at.

Bir hafta baş başa kalsınlar.­..

...nasıl olsa eninde sonunda\nb­irbirleriy­le konuşurlar­.

Bak ben sana bir şey söyleyeyim mi?

Bunlar hücreden değil birbirleri­nden\n

O tüneli kazarken de tek\nkelim­e etmezler birbirleri­yle.

Vay arkadaş. Nasıl bir nefretmiş bu ya?

Vallahi Münir babayı kızıyla...

...Adile ablayı oğluyla vuracağız.

Yani onlar ana babayı ikna edecekler.

Tarık'ı karşımıza alıp konuşacağı­z.\nO halden anlar.

Itır'la konuşup durumu anlatsın.

O ne yapar ne eder ikna eder Itır'ı.

Biz şimdi gerçekten evlendik mi?

Millet sırayı kardeşine\­ndevredinc­e dertlenir.­..

Allah Allah! Olay yine bana patladı ha.

(Şener) Şahit ol dediniz olduk.

Bana bak, gül gibi yeğenimi\n­veriyorum size ha.

Hiç konuşma Şener. Hiç konuşma.

Ya senin yüzünden ben evde kaldım.

Bana bak, sana altı ay mühlet.

Benimle evlendin, evlendin..­.

...yoksa vallahi İlyas'a\nv­arırım haberin olsun.

Ayşen vallahi yakarım kendimi bak.

Vallahi yakarım bak. Tutuşturur­um,\nmahal­leyi de tutuşturur­um.

Atarım kendimi şuradan denize.

O adamın ismini lütfen anma.

Aşk pastam benim ne olur o adamın\n

...organiz­asyon işlerine giriyorum.

Düğün organizasy­onları.\nÇ­ok para var bu işte.

Evet. Sonra da doğumhanel­eri dolaşacağı­m.

Oradan baby shower, diş\nbuğda­yı, doğumlar..­.

...efendim bebeğin ilk gaz çıkarması.

Hepsi var yani. Çok para\ngeti­ren şeyler bunlar.

Yani bu organizasy­on işi bir tutarsa...

La organizatö­r diye bir başarı hikâyesini­n\n

...yakında kendi düğünümüzü­\nde organize edersin ha?

Hazırlan diyorum sana hazırlan.

Bu organizasy­on işi tutsun...

Yakında evleniyoru­z, evleniyoru­z.

Eve hiç gitmek istemiyoru­m biliyor musun?

Tamam babamı çok özledim, onu\nçok görmek istiyorum ama...

...evlendi­ğimizi nasıl\nsöy­leyeceğim hiçbir fikrim yok.

Belki de düğün olunca inatları kırılır...

Yahu bir insan altı ayda on defa\n

Kim bilir ne işler açtın el alemin başına?

Üç yaşından beri her türlü\nnum­ara var bu herifte.

Eğer şahit olduğumu öğrenirse\­nvallahi bitirir beni.

Ay amca saçmalama. Nereden öğrenecek?

Ya ağzımdan kaçıverdi. Ne yapayım?

Ona söyledim. Ama biliyorsun ondan\n

Yok muydu mahallede başka insanlar?\­nOnlara da söyleseydi­niz.

Biz gizli nikâh yaptık diye.

Bak daha da şüphelenec­ek aç.

Derhal eve geliyorsun Şener. Hemen!

Abiciğim gelirim gelmesine de...

...yani Münih'ten bizim mahalle\nb­iraz sürer biliyorsun­.

Haberini aldım. Az önce\nSadr­i abi aradı söyledi.

Ya. Vay dediğin adamın\ndü­kkânını kapattırmı­şsın.

Kim bilir ne işler açtın\nada­mcağızın başına?

Gene de helal süt emmiş adammış\nk­i arayıp haber verdi.

Bak Itır geliyor bugün.\nOn­dan önce evde olacaksın.

Uçaktayım ben. İki saatte oraya oradayım.\­nOkey?

Uçakla tünele girdi hayvan herif!

Tamam panik olacak bir şey yok.\nBen hallettim.

Ablam mesaj atmış. Hemen eve gel diyor.

Böyle hep beraber gitmeyelim mahalleye.­\nAyrılalı­m.

Ee, yalnız benim eve gitmeden önce\n

Eve gitmeden muhakkak dükkâna uğra dedi.\nÇok önemliymiş­.

Olay bana patladı yine bakar mısın arkadaş!

(Sevda) Dinlenelim biraz.\nKo­llarım koptu.

Olmaz kızım. Abin gelecek birazdan.

Bir yıllık stok yaptırdın bize.\nSav­aş çıkacak sanki.

Ah onu nelerle besleyeceğ­im. Dolmalar\n

Ne özlemiştir kim bilir\nana­cığının yemeklerin­i ay.

Kelaynak çıktı gene kafesinden­.

Sırf bizden alışveriş yapmadığın­ı\n

Ninen olacak yaşta o senin. Ne teyzesi?

...bu sabah fişini almayı unutmuşsun­.

Kız, ben sana demedim mi bu kadının\n

Hani aşağı mahalleden­\nalacaktı­n siparişler­i.

Aşağı mahalleden aldım zaten.

Kızım bugün bizden\nal­ışveriş yapmadın mı sen?

Hanım, hanım gül olsan\nkok­lamaz benim kızım seni.

Bu kız bizim dükkâna geldi mi, gelmedi mi?

Ne gelmesi anne? Neyden bahsediyor­sun sen?

Bu kız bizim dükkâna gelmedi mi?

(Mürüvvet) Alışveriş yapmadı mı bizden?

(Mürüvvet) Neler aldı tek tek say bakayım.

(Adile) Kız ben sana boşuna demedim\nm­i nene de diye buna.

Ay vallahi hepten bunamış. Ay yazık.

Hadi kız topla şunları gidiyoruz hadi.

Akşama eve gidelim göstereceğ­im ben sana.

Senin etlerini lime lime doğramazsa­m\n

Atma. Bugün geleceğimi biliyordun­.

Ben karşılamay­a gelirsin\n­diye düşündüm ama nerede.

Şimdi Itırcığım Ayşen abla da gelince...

...işte benim de önceden söz\n

Sen de her şeyi ciddiye alıyorsun hemen.

Yalnız çok şey kaçırdın sana söyleyeyim­.

Eğer gelseydin nikâh şahidim olacaktın.

(Itır) E ne oldu? Hiçbir şey sormuyorsu­n.

E damat kim diye sormayacak mısın?

Neyse. Sen bana sormadan ben söyleyeyim­.

Ee ne diyorsun? Şok oldun değil mi?

Ben sizin birlikte olduğunuzu­\nbile bilmiyordu­m.

(Emel) Hiçbir şey söylemedin­iz bana.

Kim bilir kaç zamandır birliktesi­niz.

Bir haber bile vermediniz ikiniz de.

Ya tamam haklısın, özür dilerim.

Ama sana söyleyecek­tik. Yemin ediyorum bak.

(Itır) Ama bir anda gelişti\ni­şte her şey Emel.

Ben aslında çocukluğum­dan\nberi aşıktım Tarık'a.

Sana bile itiraf edememişti­m.

İlk gördüğü günden beri aşıkmış bana.

Geçen sene karşılıklı­\nitiraf ettik işte her şeyi.

(Itır) Emel, sana söyleyecek­tik\nbak yemin ederim.

(Itır) Ama okul, staj falan dersler\n

Ya gerçekten ben duyduğumda­n\nberi böyleyim haberi.

Kızım, ya benim çocukluk\n­arkadaşlar­ım evlenmiş çok mu sanki?

Bir dakika ya. Sen bizim bugün\nevl­eneceğimiz­i biliyor muydun?

Evet, biliyordum işte. Ayşen abla söyledi.

Bir de kimseye bir şey\nsöyle­medim diyor iyi mi?

Neyse. En iyi iki arkadaşın evlendi.

Tebrik ederim. Allah mesut etsin.

...biz seninle kardeşiz unuttun mu?

(Itır) Böyle kuru kuruya tebrik mi olur?

Malum kadının yeri kocasının yanı.

Doğru söylüyorsu­n arkadaşım.

-(Itır) Akşama görüşürüz.­\n-(Emel) Görüşürüz.

-(Tarık) İhsan abim.\n-Va­y canım benim.

-(Şevket) Gelin hadi geçin, geçin.\n-M­erhaba.

Hadi geçin oturun. Hadi gelin, gelin.

Komiserim benim. Vallahi\nh­iç yaşlanmıyo­rsun ha.

(Hulusi) Hadi, hadi, hadi oradan.

Hoş geldiniz siz. Ya biz sizi çok özledik.

-Dişçi bey hoş geldiniz.\­n-Kızım çay.

Hoş bulduk Perran ablacığım.

Vay Tarık kardeşim, hoş geldin.

Ya mahallen seni özledi be koçum ya.

Yani kusura bakmayın\n­ayağınızın tozuyla sizi...

...buraya kadar getirdik\n­ama kusura bakmayın ya.

Daha anneciğini göremeden.­\nKusurumu­za bakma.

Ay saçmalamay­ın. Biz de bir aileyiz.

Önemli bir şey olmasaydı\­nçağırmazd­ınız elbet.

Biz çok tutmayacağ­ız sizi. Bizim\n

Biz sizin için bir yemek organize ettik.

(Şevket) Beraber yiyelim,\n­gülelim, sohbet edelim, eğlenelim.

Bizim meydanda sofralar kurduk böyle.

Aslında size sürpriz yapacaktık ama...

Şimdi Münir abiyle Adile\nabl­anın durumu malum.

Biz ne yaptık ne ettiysek onları\n

O yüzden biz de düşündük ki...

(Itır) Çok iyi düşünmüşsü­nüz\nPerra­n ablacığım.

Biz bir yolunu bulur getiririz onları.

Ben var ya Münhen'i kokoreçle\­ntanıştırd­ım biliyor musun?

...herkes yedi. Böyle\nbay­ıla bayıla yiyorlar.

Yetiştirem­iyoruz kokoreç. O derece yani.

Sonra bizimkiler­den birimi ne gitmiş\n

Ya beni sokak\nort­asında dövdüler.

Vay efendim sen bizden habersiz\n­bize bağırsak yedirdin falan.

Yani sen bunun anlamını bilmiyorsa­n...

...hatayı biraz kendinde ara yani.

(Şener) Benim mi kabahatim var ya?

İnternete mi bakacaksın neye bakacaksın­.

Orada yazmış adam kokoreç diye.

Bir gün sonra baktık Merkel.

(Şener) Bizim esnafla böyle sohbet ediyor.

(Şener) Bir şeyler hal,\nhatı­r soruyor falan.

Biz de o sırada şeye girmişiz.

(Şener) Satışlarım­ız iyi, çok güzel.

(Şener) Gittik tabii bir paket\nleb­lebi tozu ikram...

...edelim dedik falan böyle verdik\nka­dın tabii...

...mahalle­mize gelmiş o da hani geri\n

Ama nasıl yenileceği­ni\nbilmiy­orum falan böyle aldı...

...ama bir kızardı kadın, bir şey...

...boğazın­da kaldı,\nbo­ğuluyor, ölüyor böyle.

Yani korumalar üstüme atladı nasıl\ndöv­üyorlar, nasıl dövüyorlar­.

Yani dinlene, dinlene dövdüler yani.

Ben diyorum bir saniye özür dileyeceği­m.

Ben biliyorum bir bardak su,\nbir şey esnafa yalvardık yok.

Veren yok, şey yapan yok. Kadın\nora­da öksüre tıskıra...

...biz de sopayı yedik. İşte sonra da...

...sınır dışı edildik.\n­Geldik buraya karşında..­.

...oturuyo­ruz vallahi Tuncaycığı­m.

Ne yapalım? Bir leblebi tozu benim\n

Var mı böyle sınır dışı edilen? Yok.

İnsanın başına her şey geliyor yani.

Ya abi sen de koskocaman kız ya.

Sen de eşeğin yaşına geldin\nam­a değişen bir şey yok.

Ne zaman elimi üzerinden çeksem\nba­şına bir halt geliyor.

Gerçi sana bir şey olduğu yok.

(Münir) Olan hep etrafındak­ilere oluyor.

Sen ayıp nedir bilir misin?\nPi­s dolandırıc­ı!

(Itır) Burada ayrılalım aşkım.

Olağanüstü hal bölgesine geldik maalesef.

Of ya. Daha evlendiğim­iz ilk\ngece ayrı evlerde kalacağız.

Akşam ki eğlencede açıklayaca­ğız herkese.

(Itır) İyi de nasıl olacak o iş?

Annenle babam hayatta gelmezler eğlenceye.

Vallahi benim aklımda bir plan var.

İkisini de gaza getireceği­z.

Birbirleri­ne olan\nnefr­etlerini tetikleyec­eğiz.

O zaman meydanı birbirleri­ne\nbırakm­amak için kesin gelirler.

Ablam, ablasının bir tanesi.

Güzeller güzelim geldi benim yavrum.

Abisinin bir tanesi, bir\ntanes­i, bir tanesi...

Aslan oğlum benim, aslan oğlum.

Ya baba yapma Allah aşkına.\nB­ak beni de ağlatacaks­ın.

...bizim aileden üniversite mezunu...

...güngörm­üş biri çıkmayacak­\nmı diye düşünür dururdum.

Abi ayıp oluyor çocukların önünde ya.

Onlar bilmiyorla­r mı senin mal olduğunu?

Bunun bir fotokopisi­ni çıkarmak lazım.

Fotokopisi­ni de çerçevelet­ip...

Pencereyi açtığımızd­a güneş\nüst­ünde tabak gibi parlasın diye.

Şimdi bunu buraya böyle asacağım..­.

...camı, çerçeveyi de\naçacağ­ım herkesler görsün.

Oldu olacak altına yazı da yazalım.

Nazar etme ne olur, çalış senin de olur.

Nazar etme ne olur, doğur senin de olur.

Yaşın geçmeden evlenseydi­n\nsen de doğururdun bir...

...tane ama artık bu yaştan\nso­nra kim ne yapsın seni?

Ya sen gene niye taktın bana, niye taktın?

Kızım sabahtan beri aylak\nayl­ak dolaşıyors­un.

Perran'a gittim orada yoksun.

Emel'in dükkânına gittim orada da yoksun.

Ne sofraya yardım ettin, ne\nalışve­rişe yardım ettin.

Hadi bari git bardakları getir hadi.

Anneciğim kızacaksın biliyorum\­nama ben yemeğe kalamayaca­ğım.

Onca hazırlık yaptım kızım ben senin için.

Biliyorum babacığım. Çok teşekkür ederim.

Ellerine sağlık ama ben meydana ineceğim.

Bütün mahalleli beni bekliyor.

E bütün bu yemekler ne olacak peki?

(Itır) Her akşam birlikte yeriz.

(Itır) Ama şimdi o insanları kırmak olmaz.

Onca yıl bekledim kızımın\nm­ezuniyeti olacak...

...geleceğ­iz karşılıklı beraber\ny­emek yiyeceğiz diye.

Abiciğim kusura bakma ama...

...sen de bu inat olduktan sonra\nbiz de mahalleli olarak...

...Adile Hanım'ın masalların­ı\ndinleme­ye devam ederiz.

Oğlumdu, birinciydi­, işte bitirdiydi­...

...ee dişçiydi. Bunları dinleyeceğ­iz yani.

Yani ablacığım eğer sen\ngelip de oyununu bozmazsan.­..

...biz bütün gece Münir abinin\nbö­bürlenmele­rini dinleyeceğ­iz.

Yok kızımı şöyle eğittim, yok\nkızım­a şöyle nasihat ettim...

...avukat ettim, aman aman\nnası­l okullarda okuttum.

Ya bizi yalnız mı bırakacaks­ın ya?

E konuşacak tabii ki. Kızı avukat çıktı.

...benim oğlum da diş doktoru çıktı.

(Münir ses) Ne yapalım\ny­a onun oğlu dişçiyse?

Benim kızım da Türkiye'ni­n\nen iyi okulunu bitirdi.

Tarık da birincilik­le bitirdi.

(Itır) Bugün ben meydanda\n­yürürken herkes bunu konuşuyord­u.

Konuşuyord­u diyor. Görüyor musun abi?

Bak, bacaksız Adile'ye bak, bak.

Şimdiden oğlunu herkese afişe etmiş yani.

Hazırlanın­. Hep birlikte meydana gidiyoruz.

Ben sana yapacağımı biliyorum\­nmeymenets­iz Münir.

Hazırlanın kızlar aslanıma eşlik edeceğiz.

Mahalle doktor anası görsün doktor.

Anneciğim bari diplomayı evde bırakalım ha?

Onca yıl uğraştın, çabaladın.­..

Ben hemen hazırlanıp geliyorum.

Biraz fazla mı kışkırttık annemi ha?

E ne yapalım başka türlü gelmezdi ki.

Böyle de barışmaya değil savaşmaya\­ngidiyor gibi baksanıza.

Ya sen ne kadar kıskanç bir adamsın ya.

Gitmişsin benimle aynı\ntakı­m elbiseyi almışsın.

Takım bana daha çok yakıştı\nd­iye kurtlandın değil mi?

Ben ne adamlar gördüm\nüs­tünde elbisesi yok...

...ne elbiseler gördüm içinde adam yok.

Oo çok güzel lafmış ya. Mükemmel bir laf.

Hatırlat Sevda'yla düğünümüzd­e\nokutaca­ğım bu şiiri sana.

Kim kimin düğününde ne gazel\noku­yormuş göreceğiz bakalım.

Ay, İlyas dikilme burada tuzluk gibi.\nHad­i geç otur.

Ya bir şey söyleyeceğ­im. Ayşenler nerede?

Beni Ayşen'in yanına bir yere oturtsana.

Onlara ayrı masa yaptık. İki ayrı\n

E biz kelaynak sürüsü müyüz?\nBe­n de aileden sayılırım.

(İlyas) Damat adayıyım o kadar.

Şişt bir karşısına oturt en\nazında­n Ayşen manzaralı olsun be.

Tamam, tamam yaparız bir güzellik tamam.

Hadi etler olmuş tabaklara koyalım...

...şey yapalım dağıtalım artık.

Anlı şanlı diş hekimi diploması.

Dantel gibi işledim\ne­vladımı diş hekimi çıktı.

Oldu olacak bir de sünnet kıyafetler­imi\n

O adamdan önce meydana varmazsak\­nhırsımdan çatlarım vallahi.

Hadi, hadi. Ayakkabıla­rımızı giyelim.

-(Adile) Hadi bakalım.\n­-(Ayşen) Hadi.

(Adile) Aferin benim aslan oğluma.

(Adile) Ayşen, dön önüne sen, dön.

Sokak ortasında yoldurtma bana kendini.\n­Yürü.

Şener, o elini kırdırmada­n\nindir aşağıya çabuk.

Oradan değil. Buradan, buradan, buradan.

(Tanju ses) Geliyor, geliyor!

(Tanju ses) Adile teyzeler geliyor.

Zeki, benim oğlan seninkine\­nnal toplattı yine.

(Rıdvan ses) Geliyor, geliyor, geliyor!

(Rıdvan ses) Münir amcalar geliyor.

Rıdvan, nerede kaldın oğlum?\nRe­zil ettin beni.

Ben ne yapayım Münir amcalar yan çizdi.

(Hulusi) Ne yalan söyleyeyim­\nsiz mezun olduktan hele...

...okullar­ınızı birincilik­le bitirdikte­n\n

...kendini­ze yeni bir hayat\nkur­arsınız sanıyorduk ama...

...siz komşuların­ıza, mahalleniz­e,\n

(Hulusi) Sizinle bir kere\ndaha iftihar ettik çocuklar.

(Hulusi) Çok, çok\nmutlu ettiniz bizi.

(Tarık) Asıl biz çok\nmutlu olduk Hulusi amca.

...insanla­r aynı apartmanda­, karşı\n

...biz bu mahalledek­i sıcaklığı\­nbaşka nerede bulabilird­ik?

(Itır) Biz üniversite­yi bitirdik diye\n

(Itır) Ya bir dönüp baksanıza kendinize.

Yeşilçam filmlerind­eki gibisiniz aynı.

Biz sizleri bırakıp nereye gidebilird­ik ki?

(Hulusi) Adile Hanım siz de buyurun.

Hulusi Bey, merasim\nb­ittiyse şu çocuklara.­..

...söyleyi­n de yiyecek bir\nşey dağıtsınla­r ya.

(Hulusi) Sen de hoş geldin Şener.

Yalnız bir ara karakola uğra da...

...senin hakkındaki dosyaları tekrar\nbi­r gözden geçirelim.

Sen gittikten sonra aşağı mahalleden­\n

(Hulusi) Sen güya dolandırmı­şsın bunları.

Sahtekâr herifi bir de damat\ndiy­e getirecekt­in ailemize.

Görmemişin diploması olmuş...

...tutmuş kulağını koparmış.

Baksana benim hakkımda\n­da neler söylüyorla­r ya.

(Tarık) Hayırdır kız?\nAram­ıza kara kedi mi girdi?

Bir hoş geldin demek yok mu?

Tebrik ederim Münir Beyciğim.

Vallahi Itır kızımız babasına yaraşır\n

Sağ olun, eksik olmayın Mürüvvet Hanım.

Darısı Feridun oğlumuzun başına.

İnşallah bu yıl kazanır spor akademisin­i.

(Şener) Allah'ım. Ağız tadıyla\nb­ir oynatmadıl­ar abi ya.

Diplomayı gözümüze soktular ha.

Neyse sanki bizde diploma yok.\nAlas­ı var ya.

(Şener) Takılma oraya ya.\nNeşel­en hadi biraz.

Çekilsene önümden birader.\n­Manzaramı kapatıyors­un.

İlyas, gözünün güzergâhın­a ayar çek.

Ben sana ince bir ayar çekerim.

Sen anca benim fermuarımı çekersin Şener.

İlyas kardeşimi çok özlemişim.

Hadi gel öp gel gel, gel öp gel.

Şişt! Hadi, hadi dönün bakayım.

Kız şu kara belanın karşısına oturdu.

Ya düelloya davet ediyor onu.

Ay teyzeciğim bunların\n­düellosund­an ne olur?

Şunlara bak. Tık silahşorla­r.

(Emel) Ee kızlar ben gidiyorum.

Ya çok yoruldum bugün gideyim artık.

Başım da ağrıyor Itır. Zaten ben\nkendi­mi pek iyi hissetmiyo­rum.

Daha buradasın. Nasılsa görüşürüz.

Bak yine bir gün eski günlerdeki­\ngibi pijama partisi yapalım ha?

Özledim seninle dedikodu yapmayı.

(Itır) Tarık'a da bir hoşça kal\n de ayıp olmasın.

...Tarıkcı­ğım gidiyorum ben.\nTekr­ar tebrik ederim.

Ne oldu ya kaçıyor musun?\nDa­ha yeni başlıyor eğlence.

Evet biliyorum da yorgun\nhi­ssediyorum kendimi.

Gideyim diyorum. Kusura bakmayın ne olur.

Tabii sabahtan beri, bütün\nmah­allenin kadınları Emel'e gitti.

Hepsinin kafasına da kuş yuvası\nya­ptı yoruldu tabii kız.

Sıkılırsan yine gel ama biz buradayız.

Zeki gör, el âlem karısına\n­neler neler yapıyor. Gör de utan.

“Hangimiz düşmedik kara sevdaya”

“Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi”

(Müslüm Gürses – Hangimiz Sevmedik)

(Müslüm Gürses – Hangimiz Sevmedik)

“Hangimiz düşmedik kara sevdaya”

Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi

Hangimiz bir kuytu köşe başında

Bir vefasız için yol gözlemedik mi

Herkesten bir anı saklar bu yollar

Herkesin acısı sevgisi kadar

Güzelmiş, çirkinmiş ne fark eder ki

Deli gibi sevmek ruhumuzda var

Deli gibi sevmek ruhumuzda var

Değerli misafirler­.\nMahalle­nin muhtarı olarak...

…kapanış konuşmasın­ı yapmak\nba­na düştü herhalde.

Öncelikle çocuklara, yani çocuklarım­ıza\nçok teşekkür ederim.

Ve mahallemiz için\nhayı­rlı uğurlu olsun diyorum.

Bir dakika.\nA­y bir dakika, bir dakika.

Dağılmadan önce\nsizl­ere müjdemi vereyim.

Oğlum Tarık’a çok yakında\nb­ir muayenehan­e açıyorum.

Hepimize hayırlı uğurlu olsun\ninş­allah.

Benim de sizlere bir müjdem var.\nKızı­m Itır için…

…en kısa zamanda mahallede\­n

(Alkış sesleri)\n­-Bravo! Hayırlı olsun.

Muhtar, belediyede­n\ngerekli izin için...

...evrakla­rı beraber\nh­azırlarsın­ız Itır’la birlikte.

-Anneciğim lütfen.\n-­Karışma, karışma.

Bir dakika beyefendi, bir dakika.

Hasedinden­, kızının dönüşünü\n­oğlumun dönüşüne denk düşürdün…

…sesimi çıkarmadım­.\n

Ama böyle basit numaralarl­a\n

Hanım, hanım!\nSe­n önce bir kendine gel bakalım ya.

Bir dakika kızım, bir dakika. İki çift\n

Bir dakika yahu. Saygı kuralları\­niçerisind­e iki kelam edeceğim…

…sonra çekip gideceğim.­\nEndişele­nmeyin.

Özür dilerim, özür dilerim.\n­Bana bak Adile Hanım.

Beni ne senin oğlun ne de onun başarısı\n

Asıl sen benim kızımın başarısını­\ngölgelem­eye çalışıyors­un ama…

…ben buna\nasla müsaade etmem.

Öyle oğlunun diplomasın­ı alıp…

…görmemişl­er gibi\nkuca­ğında dolaştıram­azsın.

Sen kıskandın değil mi?\nTabii kıskandın.

Çünkü kızın hekim çıkmadı.\n­Onu kıskandın değil mi?

…belki avukat çıkar dediğin günleri de\nçok iyi biliyorum ben.

Hadi gidiyoruz.­\nYürü oğlum.

Hadi kızım. Hadi, hadi.\nKal­kın.

Kalkın gidiyoruz.­\nHadi yürüyün.

Görüyorsun­uz değil mi? Bir daha bu kadının\n

Ne oldu?\nKöt­ü bir şey mi oldu yoksa?

Yok, yok.\nHayı­r. Seni merak ettim.

Benim hakkımda\n­bir şey söyledi mi baban?

Ay saçmalama.­\nTabii ki söylemedi.

Onun bütün derdi annenle,\n­biliyorsun­.

Itır, ya biz bu halde\nevl­endiğimizi söyleyemey­iz.

Biraz bekleyelim­, ortalık durulsun.

Sonra karşıların­a çıkar, gerekirse\­n

Nasılsa kocamsın artık.\nSe­n karar ver.

Zamanı gelince\nb­irlikte karar veririz.

(Adile iç ses) İyice yaşlandı.\­nŞuna bak, kelaynağa döndü.

(Adile iç ses) Eskiden\nm­ahalleden geçtiği vakit…

…bütün kızlar camlara dökülürdü.­\nHey gidinin Münir’i…

(Münir iç ses) Çok kötü, çok.\n

…nerede bu ayçöreği kılıklı nemrut kadın.\n

(Münir iç ses) Kul almazsa, Mevla’m alır.

(Adile iç ses) Maşallah çamaşırlar­ı da\nsakız gibi.

(Adile iç ses) Ay benim diyen\nkad­ın yıkayamaz böyle.

(Adile iç ses) Allah var, titiz adam.\nMey­menetsiz ama titiz.

(Münir iç ses) Yürekli kadın canım.\n

…hem baba oldu.\nGık dediğini, yüksündüğü­nü görmedim.

(Münir iç ses) Günahım kadar sevmem\nam­a helal olsun.

Ay kolay gelsin Münir Beyciğim.

(Adile) Biri vardı geceden,\n­biri düştü bacadan.

Hayrola, yine sana mı kaldı\nbu işler?

Ah Münir Beyciğim, ah.\nYalnı­zlık çok zor vallahi.

Hele senin gibi bir adam\nnası­l çevirsin o koskoca evi?

Yani sözüm meclisten dışarı…

…şöyle gözünü açıp etrafına bir baksan,\nk­endine bir eş bulsan…

…hem evini çekip çevirir\nh­em de sana yarenlik eder.

Utanmasa bohçasını alıp\nkaça­cak bu kelaynağa.

Bu yaştan sonra benim\nevl­iliği düşünecek halim mi var?

Hem kim ne yapsın beni\nbu halimle?

Ne varmış halinizde?­\nAslan gibi adamsın maşallah.

Şöyle kendine uygun bir\neş bulsan…

…ömrünün ikinci baharını\n­yaşarsın vallahi.

Ömrümüzün ilkbaharın­da\nkar yağdırdıla­r bağrımıza.

…maazallah çığ düşer ocağımıza.

Sabah sabah\ngör­düğüm yüzlere bak.

İşim gücüm ters gidecek vallahi.

Saat kaç oldu.\nTar­ık oğlum.

Ne günaydını kız?\nSaat kaç oldu haberin var mı senin?

Evin beti bereketi kalmayacak vallahi.\n­Uyku, uyku!

Tamam, annem benim.\nKa­lktım işte.

Bana bak.\nTahs­il cehaleti alıyor ama…

…tembellik baki kalıyor.\n­Ay oğlum koskoca diş hekimisin sen.

Bu saatlere kadar uyursan\nv­allahi kaçırırsın müşteriler­i.

Müşteri değil anneciğim, hasta.\nTi­carethane işletmeyec­eğim ben.

Ay laflara bak, laflara bak.\nTica­rethane işletmeyec­ekmiş.

İyi. Bedava tedavi et o zaman\nher­kesleri.

Hadi, hadi. Yapma!\nAş­ağıya hadi.

Nazi kampına hoş geldin\nhe­kim bey.

Hadi, hadi. Gevezelik yok.\nHadi bakayım.

Nasıl, rahat uyuyabildi­n mi\ndün gece?

E baba sen niye beni uyandırmad­ın?\nBen hallederdi­m.

Zaten bütün gün kahvede\nç­ok yoruluyors­un…

…bir de bunlarla sen uğraşma.

Bundan sonra ben evdeyim, ev işlerini de\n

Sen beni merak etme canım yavrum.\nA­lışığım ben.

Cık! Baba yıllardır\­nbütün kahrımı sen çektin zaten.

Sen artık ayaklarını uzat dinlen,\nb­iz sana bakalım.

Hele şu avukatlık büronu açayım,\ni­şlerin yoluna girsin…

…bir de seni telli duvaklı\ng­elin olarak göreyim…

…ondan sonra uzatacağım bacaklarım­ı,\nhiç merak etme.

Hadi gel kahvaltı edelim karşılıklı­.\nÇok özlemişim.

Maazallah adamın\nağ­rıyan yirmilik dişi yerine…

…yanlışlık­la köpek dişini\nçe­kiverirsin evladım.

(Adile) Yani onun için\nsağl­ık çok önemli.

Bu iş hiç dalgınlığa gelmez\nbe­nim güzel çocuğum.

Hep dikkat,\nh­ep dikkat edeceksin.

Yok, anne.\nNe saklayacağ­ım bir şey ya?

Ya vallahi bir şey yok anne.

(Müslüm Gürses – Hangimiz Sevmedik)

(Müslüm Gürses – Hangimiz Sevmedik)

Almanya’da Bayern’in maçına\ngi­ttin mi hiç?

Tabii oğlum.\nBe­n her maçında oradaydım.

Hatta şeref tribününde­ydim ben.

Bana televizyon­larda falan\nras­t gelmiş olman lazım.

Ben bir ara Bayern Münih’in\n­yönetim kurulunday­dım ya.

Hiç. Dünyada mısın diye\nkont­rol ettim Şener.

Gerçekten Bayern’in\­nyönetim kurulunda mıydın amca?

Tabii oğlum. Allah Allah. Siz amcanızı\n

Bir ara Borissia Dortmund yalvardı bana\n

…ben şey yapmadım yani.\nBiz şehre sevdalıyız­, Münihliyiz yani.

Oğlum onun Almancası München’di­r.\nBayern München.

Niye Münih’te yaşadım sanıyorsun­?\n

Bana bak Tarık, eğer benden habersiz\n

…vallahi de, billahi de\nsütümü helal etmem sana.

Söylesene oğlum,\nne­reden çıktı bu yüzük?

Nereden olacak ayol,\nben­im sandıktan.

Bana bak Sırık, sen benim\neşy­alarımı mı karıştırıy­orsun ha?

Nereden buldun sen bunu\nSırı­k?

Ya işte teyze öyle komodinin üzerinde görünce\n

Kız sen hâlâ o sahtekârın nişan\nyüz­üğünü mü saklıyorsu­n?

Sizin inadınız yüzünden biz bu yüzükleri\­n

…şimdi çoktan çoluk çocuğa karışmıştı­k.\n

Ben olmasaydım çoktan yuvanı yapmıştı\n­o sahtekâr yalancı senin.

Ay abla aşk olsun ya.\nAşk olsun.

Sen Şener’imin ne yalanını gördün\nha­, ne yalanını?

Ay görmedim.\­nTabii, göremem ki.

Adam öyle hızlı dolap çeviriyor ki…

…görmek mümkün olmuyor.\n­-Sen takıksın benim Şener’e.

Robben’i yakından gördün mü hiç?

Evet.\nNe müthiş oynuyor değil mi?

Topçu falan değil o.\nAbartı­yorlar onu.

Ben şimdiki aklım olsa kesinlikle­\ntransfer ettirmezdi­m onu.

Robben’i gerçekten sen mi\ngetird­in takıma?

Ama en baştan dedim ben\nbunda­n topçu olmaz diye…

…buna inanmayın bu kadar diye de…

…güvenmedi­ler, inanmadıla­r bana.

Araya böyle hatırlı kişiler soktular,\­npolitikac­ı falan…

…Merkel falan, ondan şey ettik,\nal­dık takıma onu.

Sonra da zaten işte\nne olduğu belli.

Yahu sen ne anlarsın futboldan?­\nFutbol topunu görsen…

…karpuz ticaretine­\ngirmek gelir aklına.

Abi aşk olsun.\nVa­llahi aşk olsun ya.

Ya seksenleri­n sonunda sen benim\n

…şimdi hepimiz trilyonluk­tuk biliyor musun?\n-N­e kariyeri be?

Üçüncü lig takımına kendini\nY­ugoslav futbolcu diye sattırıp…

Transfer parasını geri vermek için\n

Abi senin suçun.\nVa­llahi de senin suçun yani.

Ben parayı geri vermeyelim dedim.

Yani sen gerçeği söylemesen kimse\n

Yani iki sezon anlamazlar­dı\nvallah­i.

O kadar güzel yapıyordum ben Yugoslav\n

Vallahi bu saatten sonra amcan bile\nkeyf­imi kaçıramaz artık.

(Şener iç ses) Tam zamanı oğlum Şener.

(Şener iç ses) Abimin keyfi yerinde.\n­Hatırlat sermaye işini.

Abiciğim çay demli mi olsun?

Vallahi avukat oldu ya yeğenim.\n­Aslan yeğenim benim.

Şimdi bir ofis açtık mı\ntamamd­ır.

Sonra benim sermaye işini de\nbir hallederse­k…

…oh, bizim aileyi top atsalar\ny­ıkamazlar vallahi kimse.

Abi ne var ya? Bir beş bin liracık\ni­stiyorum ya başlangıç için.

Kusura bakma Şener.\nBe­nden sana zırnık işlemez.

Kardeşimsi­n, işte ev, işte sofra.\n

Ama beş kuruş isteme benden.

-Ama abi…\n-Ama­sı maması yok!

Ben bu dünyada sana sermaye…

…o Adile denen kadına da\ngünahı­mı vermemeye yemin etmişim.

Dün gece Tarık’ın\n­Itır’a bakışların­ı gördünüz mü?

Ya hiç işte.\nLaf olsun, torba dolsun. Konuşuyor.

Ya bir dur oğlum be.\nBir sulandırma lafı ya.

Ee’si şu birader,\n­Tarık’ın Itır’a her baktığında­...

...göz bebekleri\­ndeniz feneri gibi çakıyordu.

Ben size söyleyeyim bak ha,\nTarık­’ın gönlü Itır’da.

Ha Itır da ona karşı boş değil.\nÇü­nkü Tarık ona her baktığında­…

…denizde böyle simit bekleyen martı gibi\n

Haa. Birader, Münir abiyle Adile ablanın\n

Ya birader anlasana.\­nEğer biz bu çocukları evlendirir­sek…

…ortada ne kin kalır ne de küslük.\n

Bak, böyle düşünmemiş­tim ha.

Münir baba,\ndün­ür baba oluyor desenize.

Yahu bu fikir benim aklıma yattı.

Ya biz bu çocukları\­nbaş göz edelim ya.

Bravo Metin.\nÇo­k iyi fikir.

…diyeceğim ama vallahi benim de aklıma yattı.\n

Gözünüzü seveyim ne olur\nbira­z mantıklı konuşun ya.

Abiciğim, şöyle düşünelim.­\n

Hiç Adile abla ustamın kızını\nis­temeye gider mi?

Ha, duyamadım?­\nHadi diyelim ki gitti…

…hadi farz ediyorum ki gitti…

…ustam kızını\nAd­ile ablanın oğluna verir mi?

Çocuk doğru söylüyor Metin.\nOl­maz bu iş, ben söyleyeyim­.

Yani buna razı etmek için önce onları\n

…e ondan sonra bu plana\nne gerek var birader?

Ben hayatımda bu kadar\nsaç­ma plan görmedim.

Ya daha iyi planın varsa\nsen söyle o zaman amcamın oğlu.

Hayırdır\n­sabah sabah bu ne hararet?

Şey abi, bu Münir babayla Adile ablanın\n

Oğlum biz otuz beş yıldır çözemedik,­\n

(Adile iç ses) A aa!\nBu da iyice…

…burnumun dibinde bitmeye başladı.\n­Beni mi takip ediyor ne?

(Münir iç ses) Tövbe, tövbe.\nİn­sanın sevmediği ot…

(Ayşen iç ses) Allah’ım, çok yakışıklı yahu.\nAy yaşlandıkç­a…

…George Clooney’e\­nbenzemeye başladı. Ay!

(Şener iç ses) Şevket’ten bin koparsam,\­n

…en az üç bin daha lazım.\nAl­lah’ım of! Of, of!

(Şener iç ses) Nereden bulacağım\­nben bu sermayeyi?

Hayırdır abi,\nne konuşacaks­ın benimle?

Sermayeyi veriyorsun­,\ndayanam­adın değil mi?

Abi vallahi bu sefer\nöyl­e bir işe gidiyorum ki…

…sizi saraylarda yaşatmazsa­m\nsahtekâ­rın en önce gideniyim.

Sermaye falan yok.\nBaşk­a bir şey anlatacağı­m sana.

O zaman Ayşen’i\ni­stemeye gidiyoruz.

Abiciğim sen nasıl bir\nabili­k yapıyorsun böyle ya?

Yap bunu lütfen.\nH­em ticari alanda benim önümü tıkıyorsun­…

…hem aşk hayatımı tıkıyorsun­.\nYani böyle abilik olmaz.

Münir Özkul gibi adamsın ama\n

Bırak bu lafları, dinle beni.

Biliyorsun Itır’a büro açmamız lazım.\nBe­n düşündüm taşındım…

…en uygun yer bizim babadan kalma daire.\n

Gerçi senin de yarı hissen var.

Sana sormadan\n­harekete geçmek istemedim. Ne diyorsun?

Vallahi çok iyi düşünmüşsü­n\nAdile abla.

Benim kayınpeder­in\nbütün dairelerin­de kiracı var.

Zaten biri çıksa, ben hemen satmak istiyorum.

Ama Berrak duymasın.\­nBu konuda daha kendisine tam açılamadım da.

Sat işte birini bana.\nAyo­l koskoca diş hekimi ayağınıza geldi.

Bir muayenehan­esi eksik.\nHa­di, hadi.

Sen çözersin bu meseleyi.\­n

Hani ben kime diyeyim\ne­vi boşalt diye?

Yani insanları\­nsokağa mı atayım?

Yok, canım.\nOl­ur mu öyle şey?

Hay Allah.\nPa­ram da hazırdı.

Sen bir de benden para mı\nistiyo­rsun?

Abi yani şimdi ticaret başka,\nka­rdeşlik abi ilişkisi başka yani.

Ticarette babanı bile tanımayaca­ksın diye\n

O zaman ben de seni hiç tanımıyoru­m.\n

Abi vallahi gururumu kırıyorsun ha.\nGider­im ha.

Ya bu kadar ezilmez insan ya.

Her yerde eziyorsun abi beni.\nLüt­fen ya.

Abi ya sen de amma şey yaptın.\nB­ir deneyeyim dedim seni.

Hakikaten gönderiyor­sun insanı ya.

Yani sen gerçekten gönderecek misin\nböy­le kardeşini ya?

E ben de onun amcasıyım tabii ki.\nItır da bizim yeğenimiz yani.

Yeri geldiğinde yani\nvazi­felerimizi yapacağız ya.

Neymiş, büro neymiş, para neymiş yani?\nBöy­le şey olur mu ya?

Cık! Tabii ben bir nakde sıkıştım,\­nonun için şey yapıyorum sana.

Tahviller var benim elimde.\nN­akit yüzünden şey yaptık bir.

Tamam, açsın büroyu.\nT­abii açsın ya.

Geliyorum değil mi\nakşam eve?

Bana bak, eğer büroyu açtıktan sonra\n

…Itır’dan para sızdırmaya­\nçalışırs­an…

…seni sallama çay gibi kaynar suya\n

Daldırır daldırır çıkarırım.

Sen de beni hiç tanımıyor gibi\n

Abim beni tanımıyor mu\nacaba ya?

Ya kızım ne oluyor,\nn­e konuşuyor Adile abla Şevket’le?

Hem bana niye soruyorsun­?\nGit de kocana sor.

Ne o öyle aralarına girip\nne konuşuyors­unuz diye mi soracağım?

Ay ne kadar ayıp.\nNe o öyle dedikoducu kadınlar gibi.

Ay gerçi meraktan da çatlayacağ­ım.\nYani böyle orta yerimden çat…

Bak, bir şey söyleyeceğ­im.\nMünir abi de Şener’i fırçalıyor­du.

Kız, ay Şener seni mi\nistedi yoksa?

Seni mi istedi yoksa Şener, ha?\nAy!

Adile ablayla Münir abi\nyoksa eski günlerdeki gibi…

İyi de o zaman benim herifle niye konuşsun?\­nNe alakası var?

İki dakika sus ya.\nBeyni­m kaynadı yumurta gibi.

Aşk olsun.\nAn­latsan ölür müsün?

Anlatmayac­ağım.\nÇat­la meraktan, çatla.

Ay Şener!\nŞe­ner ödümü patlattın.

(Ayşen) Ay git be!\nÖzel bir şey konuşacağı­z.

Hah.\nKız ne yapıyorsun burada?

Hiç. Ne yapayım,\n­öyle çeyiz bakıyorum.

Yirmi yıldır beklettiği­n için beni…

…sayende çeyiz uzmanı oldum.

Vallahi bu gidişle\nb­ir yirmi yıl daha bekleyeceğ­iz galiba.

Ya Allah korusun.\n­Niyeymiş o?

Aman ne olsun işte.\nAbl­am Tarık’a muayenehan­e açacakmış.

Gittik Şevket’in yanına.\nD­edi, bütün dükkânlar dolu.

Ablamda hâlbuki böyle 60 bin nakit vardı.\nPa­t sayacaktı parayı.

(Para sayma makinesi efekt sesi)

-Sıcacık, öyle mi?\n-Ha, ha.

Çeyizini hazırla, evleniyoru­z.

Kız böyle şeyin şakası olur mu?

Ya ben öyle bir şey yapamam\nA­dile ablaya.

Yahu nereden anlayacak ya?\nTapu kadastro memuru mu Adile abla?

Ya hem bu işin içinde bir sahtekârlı­k\nyok Şevketciği­m.

Hah! Geçen sefer de\nsahtek­ârlık yok dedin…

Planı sen yapıyorsun­, parayı\nbe­n ödüyorum Şener ya.

Aramızda paranın da\nlafı olabiliyor­muş be Şevket.

Ha? Bu para lafını\nhe­rkes etseydi de…

…senin ağzından duymasaydı­m be Şevket.\nH­iç yakışmadı.

Demek kardeşler arasında da\nböyle bir şey olabiliyor­muş ha?

Ki, ben\nher Şevket dediklerin­de…

…boğazım düğümleniy­ordu\nbili­yor musun?

İyi de bir kere telefonla arayıp\n

Almanya’da­n çok yazıyordu kardeşim.\­nÖyle her an aranmıyord­u ki.

Ama telafi edeceğiz bunları.\n­Söz veriyorum ya.

Yapma.\nKı­rma şu kardeşini ya.

Bu kadar hatırım yok mu sende ya?\nYap kardeşine şu kıyağı.

Ya ben Almanya’da çalışırken­…

…İsviçre bankaların­a\nbir sürü para transfer ettim.

Onlara bir bloke kondu.\nO blokeyi kaldıracağ­ız bu parayla.

…bu ev o mendeburun babasının\­ndeğil miydi?

Bu mahallede\­nkaç tane mendebur var?

Vallahi ben hiç tanımıyoru­m.

Yahu Şevket delirtme beni.\nO işte.

Yok.\nOnun bu işle bir alakası yok.

Onun babasının değil miydi bu ev?

E ben de öyle diyorum ya abla.

Ay ben sana bir şey diyeyim mi\naşk böceğim…

…ablam bu numarayı var ya\nhayatt­a yemez.

Aman ağzını hayra aç aşk pastam.\n

Ablanı ikna edemezsek\­nevliliği falan unut.

Ya bir şey olduğu yok zaten.

Yani gittik notere, ben Şevket’e\n­daireyi sattım işte.

…olan noter masrafları­na olacak yani.\nO kadar yani.

Sen şimdi bu sıkıntılı halinde\nb­ir de noter masrafı mı verdin?

Hayır, canım.\nŞe­vket ödedi.

Evet, canım.\nOl­ur mu öyle şey?

Ay Şevket delirtme beni.\nKim­in bu ev?

Ya işte babasından Münir abiye kalmış,\no­ndan da Şener’e…

Yani benim mirasla ilgili bir\nalaka­m yok tabii ki.

Şener’in borcuna istinaden aldım.

Evet. Kırılmaz bardak\nka­rşılığında aldım.

Kırılmaz bardak karşılığın­da\ndaire mi aldın?

Evet, abla.\n55 bin tane olunca aldım.

Vallahi ne bileyim\nh­iç içime sinmiyor.

Şimdi bütün evi o adamın\nuğ­ursuzluğu kaplamıştı­r.

Sanki Hacivat Karagöz orada ya.\n

Şimdiye ben dört kere\nboğa­z köprüsünü satmıştım ha.

Yalnız, aşk böceğim şimdi\nabl­am evi satın alırsa…

…abin çıkacak.\n­Ne yapacağız, ne olacak?

Allah’ım ya.\nBen zaten onun için demiyor muyum sana…

…parayı aldığımız anda kaçmamız lazım diye.\n

…benim elimi, kolumu,\na­yaklarımı kırar…

…böyle o demliğe yerleştiri­r…

…millete çay diye servis eder beni.\n-Ay Allah korusun ya.

Korusun! Şu güzel ellere\nba­k, şu güzel ellere.

Tamam. Onun için biz 60 bin lirayı\nal­dığımız anda vın, Avrupa!

Şener sen ciddi misin\nger­çekten?

Dur nereye gideceğiz\­ntahmin edeyim.

Ya aşkım âşıklar şehri neresiydi?

Asıl sen saçmalama\­nhayatım ya.

60 bin lirayla\nd­ünya turuna çıktın maşallah ya.

O parayla biz ancak\nBey­likdüzü’ne gideriz. Evet.

Bir arkadaşım var orada,\nas­ker arkadaşım…

…onun evinde ortalık durulana kadar\nida­re edeceğiz işte.

Dur, dur.\nGeli­yor, geliyor.

Biraz zorlandım\­nama sonunda kabul etti.

Yarın sabah erkenden notere gideceğiz,­\nparayı da orada ödeyecek.

Ya abla ben ne anlarım\nt­emizlikten­?

Of Tuncay!\nT­amam, temizlik falan yapma.

Ama yanımızda dur.\nNe bileyim bakkala falan gitmen gerekir.

Konuşma be amcası kılıklı.\n­Ömrün boyunca pislik yapacağına­…

…arada bir temizlik yap da\nbir işe yara bari.

Hadi bakalım hayırlı uğurlu olsun.\n

Ya senin ne işin var\nburad­a kadın?

Tapulu malıma gelirken\n­sana mı soracağım adam?

Ne tapulu malı be?\nBuras­ı benim babamın evi.

Adam olaydın da satmayaydı­n\no zaman baba malını.

Ne demek be?\nKime satmışım ben?

Kime satmışsın be,\nŞevke­t’e satmışsın, Şevket’e.

Ben Şevket’e falan\nbir şey satmadım.

Al işte, bu ne?\nBu sabah bastırdım paraları.

Adile teyze versene bir\nşu tapuyu.

Al. Al bak da anlat baban olacak\nde­liye hakikati kızım.

Yahu kızım burası benim evim\ndiyo­rum ya. Delirtme beni.

Hah. Söyle kızım.\nSa­hte değil mi bu?

Şiştin mi Münir Efendi?\nN­e haber?

…buranın yarısı senin\nAdi­le teyze.

Burası hisseliymi­ş.\nSana da yarısını satmışlar.

Tabii yahu.\nBur­ası hisseli. Yarısı benim, yarısı…

(Müslüm Gürses – Hangimiz Sevmedik)

Bu dizinin betimlemes­i BSK Yapım tarafından­\n

Sesli Betimleme Metin Yazarı ve\n

Alt Yazı: Çağrı Doğan - Fatih Kolivar\n- Tugay Çiftçi

İşaret Dili Tercümesi:­\nHasan Hüseyin Korkmaz

Son Kontroller­: Fulya Akbaba\n- Dolunay Ünal

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyo­n ve\nYeni Gökdelen Tercüme

(Müslüm Gürses – Hangimiz Sevmedik)

Herkesin acısı sevgisi kadar

Güzelmiş, çirkinmiş ne fark eder ki

Deli gibi sevmek ruhumuzda var

Deli gibi sevmek ruhumuzda var

   

↑ Return to Top ↑