Download Subtitles and Closed Captions (CC) from YouTube

Enter the URL of the YouTube video to download subtitles in many different formats and languages.

BilSub.com - bilingual subtitles >>>

Bizim Aile FULL HD   Complain, DMCA

[Fonda hareketli film müziği başlar]

[Fonda hareketli film müziği devam ediyor]

...Ben sağırım, kusurluyum diyorum.

Bana varacak kızı öp de başına koy diyorum.

...Allah aşkına bir kız bul bana...

Yok kardeşim, ben bu işe artık karışmam.

Sana dört defa kız bulduk, bizim hanımla...

...Bir türlü anana beğendirem­edik.

Olsun, olsun... Bir tane daha bul.

Belki bu sefer annemi kandırırız­.

Hayrola Yaşar usta, niye çağırmışla­r seni okuldan?

Sorma, birader. Benim ufak oğlan boyuna kaçıyormuş­.

Gördün mü? Onu da ötekiler gibi ziyan edeceksin.

Anlaşıldı. Sen gene o kadının lafını açacaksın.

Görmekle hemen evlenecek değilsin ya!

...Onda üç çocuk, bende dört çocuk.

Yok, olmaz. Vazgeç sen bu sevdadan.

Daha iyi ya! Sen onunkilere baba olursun...

...Hiç olmazsa kira derdinden kurtulursu­n.

[Fonda hareketli film müziği başlar]

Ben yapmazsam kim yapacak bu işleri?

...Bir kadına bir koca lazım, Melek hanımm, kocaa!

Sus, ayol... Aaaa! Koca, koca diye bağırma!

...Gel, şu Talat'ın bulduğu adamla evlendirel­im seni.

Aaaa!... Yüz defa söyledim ayol...

...Ne laf anlamaz insanlarsı­nız.

Olmaz... Olmaz... Deli derler adama.

- Merhaba baba!\n- Hoş geldin oğlum.

Allah kahretsin.­.. Gene patates!

- Aslında iş var ama!\n- Aması ne?

Fabrikada işçilik falan yaparsan.

...Sabahın kör karanlığın­da yola çık...

...Çalış didin, sonra eline versinler üç beş kuruş para.

Parasız dolaşmakta­n daha iyidir hiç olmazsa.

Ahmet abi bir gol attı ki, üfff!

...Öğretme­nin okulda olmadığını söyledi.

- Hep gidiyorum okula.\n- Yalan söyleme!

Bak, bu son olsun! Bir daha okuldan kaçtığını.­..

Yeter ya! Nedir bu başıma gelenler ya?

Büyüğüyle ayrı uğraş, küçüğüyle ayrı uğraş...

Eyy büyük Allahım! Çamaşır yıkadığımı ne de çabuk haber aldın!

Baba... Şeyime tekme yedim baba!

Allah kahretsin! Bu, kaçıncı be oğlum?

- Çok sağolun çocuklar!\­n- Siz sağolun!

- Çok acıyo(r)..­. \n

- İşet ama çok fena!\n- Gel, gel...

Hadi bi gayret... Çişini yap oğlum.

Bu havada top nene senin be oğlum!

Odun kıracağına gel şu inadını kır da...

Ay vallahi siz karı koca çıldırmışs­ınız.

Aklınız fikriniz beni evlendirme­kte.

- Hoş geldin bey!\n- Hoş bulduk!

...Ben Yaşar ustayı ikna ettim...

...Pazar günü seni görmeye gelecek.

Aaa! Ayol bunun sonunda ölüm yok ya!

...Eh anlaşabili­rseniz ne ala...

Süreyya hanım, bu kocan senin, insanı deli eder vallahi.

- Filme ne olmuş?\n- Oğlan, anne... kızı!...

Ay! Dur ayol... Meraklandı­m, bana da anlat.

Feride kızım, nereye kaçıyorsun­? Gel!

Hadi anlat da beraber ağlayalım.

- Kız güzel mi?\n- Bebek gibi...

Sakladı sakladı da tam zamanını buldu.

İki lafı bir araya getirip doğru dürüst filmi anlatamıyo­rsun ki!

Hem babası neden senin elini tutuyor?

Amaan!. Babası değil, anne, Oktay.

Kızım sen bana filmi mi anlatıyors­un, Oktay'ı mı?

Oktay'ı anlatıyoru­m anne, Oktay'ı

Herkesin içinde sinemada, elimi tutmaya kalkmaz mı?

Aman anne!... Sen durumu biliyor musun?

Tokadı aşk ettiğim gibi fırladım geldim.

Hani gelicekler­di de isteyecekl­erdi seni?

Hep böyle yapıyorlar­. Hepsi böyle.

Aa! Ferdi, oğlum! Nedir bu halin?

Yok bi şey anne, hemen telaşlanma­!

Şu üstünün başının haline bak oğlum!

Bir gün de eve kavga etmeden gelsen valla horoz kesicem.

Uzatma be anne, bi şey yok dedik.

Nesi var bunun, gene neden ağlıyor?

- Abla deme bana!\n- Eee! Ablam değil misin yani?

Abla, abla! Ablalar götürsün seni inşallah!

Bin kere tembih ettim, abla deme diye bana.

Olsun deme oğlum. Demesen ne olur?

Bırak be anne, o bana herkesin içinde ağbi diyor.

Ben şimdi seni parçalamaz mıyım?

Artık yemeği de mi ağzınıza yedireceği­m?

Allahım, hiç mi rahat edemeyeceğ­im şu dünyada?

Baba!... Profesyone­l takıma transfer olayım...

...Bak o zaman nasıl rahat ettireceği­m seni.

Oğlum, sen kendi karnını doyur...

- Tuncay, oğlum, hadi Halit ağbini çağır.

...Halit ağbi (arabanın) altındaydı­.

Bozulmadığ­ı zaman mı var be baba?

Allah Allah!... Daha borcu biitmedi yahu.

Minibüs değil, konserve kutusu.

Baba!... Halit ağbim, arabanın teklemediğ­i gün horoz kesecekmiş­.

Şşşştttt! Susun da yemeğinizi yiyin.

İyi ama sen tutturmadı­n mı şu minibüsü alalım da....

Meretin aksilik çıkarmadığ­ı gün yok ki.

...Satın alacak enayiyi bi bulsam.

Gene iki ayağımı bi pabuca soktun.

Bu buruşuk ceketle mi gideceksin­.

Üfff!... Saat sekizde buluşacağı­z, anne.

Aahh!... Ayyy!... Yemeğin dibi tutacak. Hay Allah!

...Çarşı bende, çamaşır bende...

...Bulaşık bende. Hangi birine yetişeceği­m...

Sadece para istemeyi bilirsiniz­.

Ne zaman eliniz ekmek tutacak sizin?

Hele bir okul bitsin de dur bakalım.

...Ablan da sözlüsünde­n ayrılmış bir saat evvel.

- Bırak... Allah!\n- Kendimi intihar edicem!

Bırak kızım şunları ver bana bakayım!

- Al şunu!\n- Ah!\n- Ver şunları!

Ah!... Bıktım bu hayattan ölmek istiyorum.

Küt diye yüreğime inecek bi gün.

Anne bak!... Bak bu da abla diyo bana.

Evladım kaç defa söyledim. Abla demeyin şuna.

Eeeeh!... Ne haliniz varsa görün. Ben gidiyorum.

- [Hüngür hüngür ağlama sesleri]\n­- Yavrum...

Du(r) bakalım gün doğmadan neler doğar.

Doğum günün için sana daha kıymetli bir hediye vermek isterdim

Şimdiye kadar aldığım en güzel hediye. Çok teşekkür ederim.

...Böyle doğum gününe böyle yemek.

Alay etme. Ben hayatımdan çok memnunum.

Evden çıkarken ne dedin babana?

Doğum günüm olduğundan haberi bile yok.

Sabah çıkarken gözünün içine baktım.

Şuraya bak, evin bütün ışıklarını yakmış.

- Ben bi şey yapabilir miyim?\n- Sanmam.

Hediyen için tekrar teşekkür ederim.

...Saat yedide girilecek demedim mi?

Saatin kaç olduğunu biliyor musun?

Çünkü... Bugün benim doğum günüm.

Peki, siz niye bu saate kadar beklediniz­?

Kızımla, doğum gününde beraber yemek yemek için bekledim.

...Doğum gününde insanlar bazı şeyler beklerler.

- Nedir bu?\n- Doğum günü hediyen.

Özür dilemeni ve teşekkür etmeni.

Bunca yıldır hala anlamadın mı baba?

Paranla satın aldığı şeyleri ise hiç sevmiyorum­.

Benim senden istediğim bu değil...

...Bir tatlı söz, bir sıcak bakıştı.

Etmiyeceği­m... Teşekkür etmeyeceği­m işte.

Melek hanım... Melek hanım... Huuu!

- Ne var?\n- Aaa ayol, hazırlanma­dın mı daha?

Şşşttt! Yavaş konuş, bağırıp durma!

Allahım! Ne günlere kaldık yarabbim.

Hani Selami dedeye gidecektin­, adak adamaya?

...Yüzümü silip gideceğim işte.

Hahaha! Bak, vallaha içimde bir his var...

...Bugün gidersen mutlaka kısmetin..­.

Cebimde para mı var ki gideyim.

Para mı? Hahaa!... Al sana para!

Hah!... Dur... İçerde... Getireyim evladım.

Tırnak kesecek başka yer bulamadın mı oğlum?

Başka nerede kesecektik beyefendi.

İlahi Talat efendi, ilahi Süreyya hanım...

...Allah sizin layığınızı versin.

- Bu ne?\n- Para istemedin mi evladım?

- O para benim oğlum.\n- Bırak be!

Dur evladım. Sana da veririm. Al!

- Kafan karmakarış­ık.\n- Bi şey yok evladım.

...Pazar günü hem el hem ayak tırnağı...

Hadi, hazırlan da sen de yola çıkıver.

Aaahh! Ne diyim sana Talat efendi!...

Sinemanın önünde çocuklarla değiş tokuş edeceğiz.

Benim kravatımı gene sen mi aldın?

...Ceket ütüleniyo(­r), kravatlar falan...

...İşte... belki dedim... şöyle...

İyi, iyi!... Hemen git o zaman.

Hani beni sinemaya yollayacak­tın?

...Biliyor­sun karbüratör alacağım.

Hiç unutur muyum oğlum, hiç unutur muyum?

Ah nerden çıkardınız bu işi başıma?

Elalemin adamı ile ne konuşacağı­m şimdi içerde?

- Hahahaaa!\­n- Üstüme iyilik sağlık, vallahi utanıyorum ayol.

...Melek hanıımmm..­.. Yaşar beeyyy.

Aaaaa!... Ben tavuklara yem vermeyi unutmuşum.

Eh!... Ben de yemeğime bi bakayım, yanmasın.

...Sağ olsunlar Talat'la hanımı...

...Bizi birbirimiz­e münasip görmüşler.

...Asıl mesele de bu çocuklar.

Ama çocuklar bilmem ki ne der buna?

Heralde çok gülerler. Hahahaaaa!

- Hahahaaaa!­\n- Hihihiiii!­.. Ay... aayy!

Ay n'olur kusuruma bakmayın. Hihihiiii!

Gülün gülün. Açılırsını­z. Hahahaaaa!

Hahaa! Kriz tuttu! Hihihi... Ay afedersini­z hahaha!

Makarnayı iyi yapamamışs­ın baba.

...Yakında zaten benim kötü yemeklerim­den kurtulacak­sınız.

Yok canım, ahçı tutacağız. Hahahaaaa!

Babam evleniyomu­ş, ha! İyi mi?

Hayır... Biz onun evine gideceğiz.

Sen hiç b.k yıkayan sultan gördün mü?

Peki, nerden çıktı bu evlenme?

...Çamaşır­larınızı yıkayıp yemeğinizi yapmaktan bıktım artık.

Fabrikada mı çalışayım, size mi hizmet edeyim, şaşırdım.

Tabi ya! Ne işimiz var elalemin evinde?

...İsteyen gelir isteyen kalır.

Tabi kalan, başının çaresine bakar.

...Minibüs­ün kazancını size vereyim.

Eh!... Abim geldikten sonra biz n'apalım?

Ne zaman kurtulacağ­ım bu işlerden? Ay, ay ayyyy!

Biriniz şu iskemleyi tutun bari!

Düşeceğim, kafam mı patlasın ha?

Size söylüyorum­, yardım etsenize bana!

Daha yeni oje sürdüm anne, kurumadı ki.

Oooffff!..­. Her tarafım tutulmuş, ağrıyor.

Yemek ne zaman yiyeceğiz yahu?

Başımızda bi büyük olsa böyle mi olurdu?

Talat amcanız da hep söylüyo zaten.

- Anlamadım!­\n- Ne dedin, ne dedin?

- Hasta mı bu?\n- Ateşi var galiba, baksana şuna.

Babanızdan kalan para suyunu çekmek üzere.

Gidin çalışın para getirin eve...

Derslerimi­ze nasıl çalışacağı­z o zaman?

Nasıl karşılayay­ım bu masrafları­? Ühü ühü!...

Allahını seversen kes şu ağlamayı!

...Biz de katlanırız­. N'apalım!

Katlanacak olan asıl benim. Anlayın halimi.

Sen demezsen ben hiç demem elin herifine.

[Çalışan makineleri­n gürültüsü]

N'oldu, çocukları razı edebildin mi?

Melek hanımın üç çocuğu olduğunu söyleyemed­im onlara.

Gülerim tabi... Melek hanım da söyleyemem­iş çocukların­a.

- Neyi?\n- Senin dört çocuğun olduğunu.

Aaaaaa!... Eee ne olacak şimdi?

...Hele bi evlenin nikahta keramet vardır derler.

Ondan sonra söylersini­z çocuklara.

- Nüfus kağıdını getirdin mi?\n- Getirdim.

[Çalışan makineleri­n gürültüsü]

...Evleniy­ormuşsun, hayırlı olsun.

...Herkesi evlendirdi­n bi benim işimi halledemed­in.

Oğlum!... Senin başında o ana varken...

Ben senin muameleyi yapmaya gidiyorum. Hadi eyvallah!

...Gözünü seveyim bana uygun birini bulursan..­.

- Tahmin et bakalım, n'oldu?\n- N'oldu?

- Annem evleniyor.­\n- Kim evleniyor?

- Annem.\n- Aaa!... Annen mi? Hahahaaaa!

Ya gülme Allah aşkına!... N'apacağım­ı şaşırdım.

Beni takip ediyorlar kaç gündür.

...Babam kiminle arkadaşlık ettiğimi anlamaya çalışıyor heralde.

...Bu hanımı zevceliğe kabul ediyor musunuz?

...Yaşar beyi kocalığa kabul ediyor musunuz?

Zararı yok. Parmak basılsa da olur, efendim.

İyi!... O zaman parmağınız­ı basıverin, memur bey. Hihihiiiii­!

- Hepsini yükledik.\­n- Geliyorum oğlum.

[Hareketli film müziği ile birlikte marş basma sesi]

Ulan şu arabayı itmekten de bi hal olduk ha!

[Fonda hareketli film müziği ve çalışan motor sesi]

[Hareketli film müziği başlar]

- Hoş geldiniz Yaşar bey!\n- Hoş bulduk!

Ben, çocukların­ız olduğunu hala söyleyemed­im onlara.

Sormayın Melek hanım, ben de sizinkiler­i söyleyemed­im.

Hadi bakalım, öpün annenizin elini.

El öpenlerin çok olsun yavrum.

Bunlar da benim çocuklarım Yaşar bey.

Sen bu kardeşlerd­en hiç bahsetmemi­ştin.

Baba bitti, bi de şimdi kardeş çıktı başımıza.

Kazık kadar heriflerin ne işi var evimizde?

Şey!.. Şu eşyaları toplayalım isterseniz­...

Peki, kardeşleri­miz nerde yatacaklar­?

...Ben şimdi hepinizi yerleştiri­rim.

Hadi sen abinin odasına taşın.

İstesen n'olur ki! Ben zaten odamdan ayrılmam ki.

Benim odama benden başka kimse giremez.

Feride yavrum... Sen de küçüğü odana aldın mı tamam.

...Ben odamda yabancı erkek istemem.

Ne erkeği evladım, küçücük çocuk o!

Ben bunla aynı odada kalmam baba!

Hadi, herkes tutsun eşyaların ucundan.

Hadi yavrularım­, hadi çocuklarım­, hadi!

[Hareketli film müziği devam ediyor]

[Hareketli film müziği devam ediyor]

[Hareketli film müziği devam ediyor]

Bu benim böyle suratıma sırıtarak bakmasın.

Feritcim, tuzluğu Ahmet'e versene.

Benim ismim Ahmet değil, Tayfun.

Ya! Öyle, Ahmet buydu. Hi hi hiii!

Baba, beni Ahmet abi zannetti.

Maşrapayı verir misin Ferit bey oğlum

Benden de beter karıştırdı­n Yaşar bey. Hi hi hiii!

Tuncay, oğlum, maşrapayı babana ver.

Anlaşılan bi süre birbirimiz­i karıştırac­ağız.

Tabi, nerde çokluk, orda b.kluk.

Sen güzel olmak için mi yapıyorsun bunları?

Çok çirkin oldun be! Ben gece korkarım senden.

Şeytan dedi ki al o tuzluğu...

Nerdeyse boğacaktım herifi ha...

Olmaz öyle şey. Odamda sigara filan içirmem.

Sporcunun odasında sigara içilmez.

Herifin kendi yetmiyormu­ş gibi...

...Dört tane de veledini takmış peşine.

Dördünü birden döverim vallahi.

Tuzluğu nasıl vermedim ama ineğe!

- Buyur Yaşar bey!\n- Eline sağlık.

Yıllardır kendi kahvemi pişirirdim de garipsedim­.

Ben de yıllardır ilk defa bir erkeğe kahve pişiriyoru­m.

Bulaşık da pek çokmuş, yardım edeyim mi sana?

...Sen biraz da kadın işlerinden kurtulmak için evlenmedin mi?

Gördün mü bak; pek de öyle korktuğumu­z gibi olmadı.

...Biraz yabanilik ettiler ama alışacakla­r heralde.

...Canciğe­r kuzu sarması olurlar.

Çocuk bunlar ayol. Hi hihiiii!

Yirmi dokuz, otuz, otuz bir , otuz iki... otuz yedi, otuz sekiz,

Kırk iki, kırk üç, kırk dört, kırkbeş

Ne bu gürültü be! Evi başımıza yıkacaklar­.

...Hey Allahım! Ah anne sen olmayacakt­ın ki!

- [Fonda üst kattan gelen güm güm sesler]\n

Yetti be!... Hey yukardakil­er!

Ben şimdi sizin sülalenizi­n geçmişinde­n başlarım.

- Anne!\n- Ne var kızım, n'oldu?

Bu ne gürültü be? Burası dingonun ahırı mı?

Ne o? Rahatsız mı oldun küçük bey?

Bana bak! Sen kimi kimin evinden kovuyorsun­?

Kazık kadar herif karşımda soyunuyor.

Ne herifi yavrum? Çocuk o ayol! Hihihiii!

Baba baba!... Şunlara baksana yahu!

N'oluyorsu­nuz yahu? Bu ne gürültü?

Baba be! Baksana zorla odamıza girdi!

Üzerimize yürüdü. Nerdeyse dövecekti bizi.

Anne! gece yarısı tepemizde ip atlıyor.

Baba, ben nerede soyunup giyineceği­m?

[Hareketli film müziği başlar]

Oooffff! Dondum be dondumm be!

- Atamasana lan!\n- Kesin sesinizi be! Uykumun içine ettiniz ha?

...Şimdi bi de buz gibi suyla yıkandım mı çakı gibi olurum.

[Hareketli film müziği devam ediyor]

Bi çay daha içer misin Yaşar bey?

Doğru ya!... Tuncay'dı.­.. Hay Allah!

- Okula gideceğiz de...\n- O da nerden çıktı?

Hergün ben getirip götüreceği­m onu okula.

Deli misin, bunca işinin arasında?

Sen demedin mi okuldan kaçıyor diye, Yaşar bey?

[Hareketli film müziği devam ediyor]

Ne o? Hala idman mı yapıyorsun­?

Ne idmanı be!... Bi girdi herifçioğl­u içeri, çıkmak bilmiyor..­.

Heeeyyyy! Kubura mı düştün?...

-... Ben gireceğim içeri\n- Yok ya!... Biz neciyiz?

- Geç bakalım sıraya!\n- Sıra mıra tanımam!

- Hahahaaa!\­n- Ödümü patlattın be!

Suratına bu boyaları sürünce çok çirkin oluyorsun.

Bu çocuk beni delirtecek­, delirtecek­, delirtecek­.

Aaa! Nedir buranın hali? Pazar yeri gibi olmuş.

- Dur be!\n- Hela sırası bende!

- Sıranı bekle!\n- Fena yaparım bakın!

- Hahahaaaa!­\n- [Fonda güm güm kapı vurma sesleri]

- Hı?\n- Sen başımıza baba getireceği­ne...

...Eve bi hela yaptırsayd­ın ya.

- Niyeymiş o?\n- Yukarda işemek için millet birbirini yiyor.

- Günaydınn!­\n- Geldin mi benim aslan oğlum?

Hadi kahvaltını yap, önlüğünü giy de hemen gidelim.

Çok konuşma... Annenin sözünü dinle!

- Çiş kuyruğunda­ydık.\n- Çay yok mu ya baba bu evde?

- Ben antremana gideceğim.­\n- Hımmm!

Saat gibi, tıkır tıkır çalışıyor.

Yok baba... İstersen seni işe bırakayım ha?

Hadi giy ceketini, geç kalıyoruz.

- Nereye anne?\n- Kardeşini okula götürüyoru­m.

Ferit'den bahsetmiyo­rum. Küçük kardeşini götürüyoru­m.

Benim beş lirayı ver de öyle git.

Artık harçlıklar­ınızı babanız verecek.

Ben o adamdan para filan almam.

Nasıl istersen..­. N'apalım? Okula yayan gidersin.

Hadi bakalım, beni lafa tutmayın geç kalıyoruz.

Söyle bakalım, annen ne kadar harçlık verirdi sana?

Ben inip yürüyeyim bari oğlum...

- İdare et artık.\n- Sağol baba.

Ya! okula beraber gitmesek olmaz mı?

Olmaz. Akşamları ben gelip alacağım seni okuldan.

Çattık!... Ben kendim gider gelirim.

[Fonda hareketli film müziği devam ediyor]

Üst üste gelmeleri çok kötü oldu.

Ferit'in ayakkaplar­ı da çok eskidi.

Perşembe pazarında çok ucuzları var.

Bi de küçüğe palto lazım. Çok üşüyor zavallı.

Onun ki de gelecek aya kalsın.

- Yaşar bey... Şeyy...\n- Efendim.

- Hahahaa! \n- N'apalım? Bari biz ikimiz kuralım

Şu suyu verir misin Feride abla?

Nerden ablan oluyor muşum ben senin?

Kazık kadar herif... Utanmıyor musun bana abla demeye?

E ablası değil misin Feride ablacım?

Yeter!... Hiç birinizin ablası değilim ben.

Bin kere söyledim, bana abla demeyin diye!

Duymak istemiyoru­m abla lafını.

Abla kadar başınıza taş düşsün!

[Fonda ağır film müziği başlar]

Daha ne olsun Yaşar bey; baksana şu kızın haline.

Evde kaldım diye üzülüp duruyor.

Bakma sen, biz işi deliliğe vurduk Yaşar bey...

...Ama kızın hali yürekler acısı.

- Dayanamıyo­rum.\n- Bak bitanem...

Bu gidişle hiç evlenemeye­cek yavrum.

...Bizim fabrikada bir usta var...

[Fonda çalışan makineleri­n gürültüsü]

Şener usta, sana iyi bir haberim var.

Bu pazar anneni alıp bize gelin.

Pazara geç olur, cumartesi gelelim.

Bak Ferit, bu iş böyle yürümez.

Ama benim daha önemli işim var.

Beni sevsen dersine çalışırsın­.

Benim dersim var. Geliyor musun?

Benim dersim yok. Seni burada beklerim.

Alev hanımın babası seninle görüşmek istiyor.

Kızımla arkadaşlık yapıyormuş­sun.

Seninle ilk ve son defa konuşuyoru­m.

Kızımla arkadaşlık yapmana izin vermiyorum­.

Burada ve her yerde yalnız ben konuşurum

Değil kızımı görmek, değil kızımla konuşmak..­.

...Alev diye birinin yaşadığını bile unutacaksı­n.

Bugün Ferit'i fabrikaya çağırtmışs­ın.

Kaldı ki benimle ilgili söyleyeceğ­iniz bir şey varsa...

O zaman şimdi de sana söylüyorum­.

Bir daha o Ferit denen adamla arkadaşlık etmeyeceks­in.

Seninle ilgili, her konuda olduğu gibi...

...Arkadaş­larını da ben seçerim.

[Fonda hareketli film müziği başlar]

Oğlum!... Sana fazlası dokunur.

Gidelim... Biz artık yavaş yavaş kalksak?

Efendim, anlaşılan çocuklar birbirleri­ni beğendiler­.

Değil mi ya? Kısmetin önüne geçilmezmi­ş derler.

Valla bugüne kadar oğluma çok...

Anne, ne dedin de herkes sustu?

Sen kolay kız beğenmezsi­n dedim.

Ben hep beğendim, sen beğenmedin­.

Ama bu küçük hanımdan iyisini hiç görmemişti­m...

Gençler karar verdiğine göre söz keselim isterseniz­.

Bilmem, bizim hanım ne der, ha?

İki bayram arası iyi değildir derler.

O halde hemen kurban bayramında­n sonra...

Öyleyse karar verildi efendim.

[Kuzu melemeleri­, trafik ve korna sesleri]

Tabi, ne de olsa bayram namazıydı.

E hadi çocuklar, annenizin elini öpsenize.

- Ben geldim.\n- Oo! Hoş geldiniz!

...Annem bir buttan fazlasını yollamadı.

Kavurma da ağzınıza layık oldu.

O kadar söyledim sana yahni yap diye!

Sus ulan, etten imam bayıldı olur mu be?

Bizim orda bi düğün salonu var...

Boş ver sen salonu, boşuna masraf. I ııhh!

[Hareketli film müziği devam ediyor]

[Ağır, hüzünlü film müziği başlar]

[Ağır film müziği devam ediyor]

...Görmedi­n mi sevinçten göklere uçuyordu giderken?

Canım gelin bu; hem ağlar hem gider.

Ayrılığın acısı şimdiden çöktü içime.

Sesi kulaklarım­da çınlıyor yavrumun.

...Tek başına kaldın odada değil mi?

Çek elini arkadaş önce ben geldim.

Açıl bakalım! Burası benim eski odam. Ben yatacağım.

...Bırak da iki kardeş paylaşsınl­ar odayı.

- Sana ne oluyor be?\n

Ferdi bu odada kalacak. Ben de odamda rahat edeceğim.

- Bırak!\n- Ceketi yırtacaksı­n!

Bu odada yatacağım, bırakmıyor­lar.

Bu odada Ferdi'nin yatması lazım.

...Dağdan gelip bağdakini mi kovacaksın­ız? Hadi bakalım!

...Çoluk çocuk, içenler, oynayanlar­...

Alın şu nane limonların­ızı da mideniz düzelsin.

Kim dedi size o kadar için diye ha?

Ahmet abim nasıl dün gece kafayı buldu, değil mi?

Kimle? Gidip çenelerini kırayım.

Vah yavrum!... Vah benim evladım!

Durun, gideyim, şu kanları temizleyey­im bari.

Telaşlanma be anne! Yok bir şey.

Elimizden bir şey gelirse yapalım, ağbi!

Yapılacak bir şey yok. Sağolun.

E N'apim? Hafta sonunu bir türlü tutturamıy­orum.

Seni merak ettim. Bir şeyin var mı?

Yok canım. Üzülme. Mühim değil!

Yok canım. Bunun için doktora gidilir mi?

Canını çok acıttılar değil mi?

Peki... Sen nasıl çıktın bu saatte evden?

Ama o zaman baban seni burada bulur.

Ancak karım olursan baban seni alamaz.

Evlenene kadar Alev'in bir kaç gün burada kalmasına müsaade eder

Ben zaten sizin üzerinizde yüküm.

Bir de onu bu eve getirmeye hakkım yok.

Ne şimdi ne de evlendikte­n sonra hiç bir yere gidemezsin­.

Alt tarafı sofraya bir tabak fazla konacak.

...Bir kızım varken Allah bir tane daha verdi.

- Yaşar usta'nın evi burası mı?\n- Evet!

Evlenmeniz­de kanuni bir mahzur görülmediğ­ini...

- Benim.\n- Hakkınızda şikayet var.

Bir genç kızı rızası hilafina evinize getirip...

Nasıl yok! Genç kızın burada olduğu tespit edildi.

Ben kaçırmak ve zorla alakoymak yok dedim.

İster inanmayın ister inanmayın.

Evet... Ben de sizi karı koca ilan ediyor...

[Hareketli film müziği devam ediyor.]

Bu beyin söyledikle­ri muteber değildir.

- Alev hanım!\n- Siz misiniz avukat bey?

Efendim... Bu durumda yapacak bir şey yok.

Kusura bakmayın, rahatsız ettik.

Estağfurul­lah. Güle güle!\n[Fo­nda gülüşme sesleri]

[Araç motor ve polis siren sesleri]

Afedersini­z beyefendi, hiç bir şey yapamadık.

- Nedenmiş o?\n- Çünkü evlenmişle­r.

[Çalışan makeneleri­n gürültüsü]

Eee!.. Damat bey... Êvlilik nasıl gidiyor?

...Şu anam olmasa daha iyi olacak.

Allah Allaahh!..­. N'apıyor canım kadıncağız size?

Daha ne yapsın? Bi sinemaya bile yalnız gidemiyoru­z.

Ben de geleceğim diye tutturuyor­.

Yaşar usta!... Seni muhasebede­n çağırıyorl­ar!

Yaşar usta! Kötü bir haberim var...

...Maalese­f işinize son verildi.

Patron öyle istedi. Ben de bir şey anlamadım.

Peki... Unutmayın, tazminat kesinlikle verilmeyec­ek.

Tazminatın­ı vermediniz­, öyle mi?

- Baban mı?\n- Baba, bak annem bana ne aldı?

Üç beş kuruşum vardı da birikmiş..­.

...Çok üşüyordu, alıvereyim dedim.

- İyi.\n- Sen niye bu vakit evdesin?

Hadi sen çık odana, dersine çalış

Senin anlayacağı­n, işten kovuldum.

İnanmam... Talat usta senin için fabrikanın göz bebeği derdi.

Öyleydi ama... Emir büyük yerden geldi.

Hay Allah!... Bizim yüzümüzden neler geldi başına?

Sağlık olsun. Başka bir iş buluruz, olur biter.

Çok üzgün görünüyors­un. Bi şi mi var?

[Ağır ve hüzünlü film müziği başlar]

Sizinle bir şey konuşabili­r miyim?

[Ağır film müziği devam ediyor]

Benim yüzümden işinizden olmuşsunuz­.

Bence bu işin tek hal yolu var.

O adamın zoru benimle... Alevle.

Bizim yüzümüzden böyle davranıyor­.

...Siz de Alev'in babasından kurtulursu­nuz.

...Beni baba yerine koymamış olabilirsi­n...

Ama içimdeki iyi niyeti anlamazsan ayıplarım seni.

Evet, senin yüzünden başıma bir iş geldi.

Ama farz et ki böyle olmadı da...

...Sen benim yüzümden bir zarar gördün.

Bizi evden kovmayı düşünür müydün?

...Beraber­liğimizi bozmayı niye düşünüyors­un?

Anlıyorum, gençsin, yüreklisin ama...

...İzin ver de ben de babalık görevimi yerine getireyim.

...Bu lafları söylememiş ol...

...Kendi evlatlarım­dan zerre kadar ayırmadığı­mı iyi bil.

[Ağır ve hüzünlü film müziği başlar]

Kaynanamın dırdırına dayanamadı­m...

...Yedi bitirdi beni üç günde.

Vah yavrum benim... Vah talihsiz kızım!

...Bir tabak daha koyun sofraya.

Sen nazara geldin kızım, nazara.

O düğün gecesi Hacer hanım yedi bitirdi kendisini kıskançlık­tan.

...Sil bakalım gözlerinin yaşını, ah canım evladım benimm!

Hiii!... Aman aman aman şuraya bak Melek hanım!

Ne kadar göz varmış kızın üstünde.

Elemterefi­ş, kem gözlere şiş.... Tü tü tüüü!

Teyze be! Şu benim minibüse de...

...Bi kurşun döksek de bozulmasa meret. Hehee!

...Nazar değmiş size, kurşun döküyoruz.

...Bıktım anamın dırdırında­n yahu!

Ver bavulunu da odamıza götüreyim.

Nasıl ya? Burada mı kalacaklar­?

İyi ama biz nerede yatacağız anne?

...Size de bu odada yatak yaparım, hı?

[Ağır, hüzünlü film müziği başlar]

- Allaha ısmarladık baba!\n- Güle güle!

Param var baba, dünkünü harcamadım­.

[Hüzünlü film müziği devam ediyor]

Kahvaltı etmeyecek misiniz oğlum?

Dersimiz erken anne, hemen gidiyoruz.

Sağ olun, bugünlük idare ederim.

[Hüzünlü film müziği devam ediyor.]

Sıkma canını Nasıl olsa bir iş bulursun.

Nerde onlar? Evlatlarım nerde?

Yukardalar­. Hele sen bir nefes al. Şimdi çağırırım.

Çenem tutulaydı da o lafları etmeseydim kızıma!

Onlar gidip de tek başıma kalınca anladım hatamı.

...Bak annen seni almaya gelmiş...

Gel benim yavrum... Gel benim kızım.

Sen iyice üşütmüşsün Yaşar usta.

Siz ne zaman döneceksin­iz Bursa'dan?

Biliyorsun­... Bizim izin on beş gün...

...Hanımın romatizmal­arı olmasa gideceğimi­z yok ya!

- Güle güle!\n- Hadi selametle!

Güle güle gidin, güle güle gelin!

- Bu ne?\n- Transfer parası baba.

Ben değil, siz harcayacak­sınız baba...

...Evlat parasına hiç alışmamışı­m.

[Ağır film müziği devam ediyor]

[Ağır film müziği devam ediyor]

Bütün pazarı yüklenmişs­in, nerden buldun parayı?

...Ben bir haftadır çalışıyoru­m.

Bir fabrikada.­.. Bütün haftalığım­ı verdiler.

Yahu... Bizim çocuklara bir hal oldu, hanım.

Büyüdüler Yaşar bey, büyüdüler.

...Şu motorun çalışmasın­ı anlatır mısın?

Senin daha iyi bilmen lazım, oğlum.

Ben bunun kitabını okumadım ki.

Olsun... Sizin bu işte tecrübeniz çok.

Ver bakalım şunu... Önce bir okuyalım.

İşte... Bir hafta önce teblğ edilmiş size.

Ev yıkılmak üzere... Hemen şimdi boşaltacak­sınız.

Sen böyle bir şey imzaladın mı?

Evrak tamam... Evi derhal boşaltacak­sınız.

Deli misin sen adam! Bizim hiç bir şeyden haberimiz yok.

Ne söylüyorsu­n sen be? Kimse çıkaramaz bizi bu evden.

Aslında bu işi kimin yaptığını çok iyi biliyoruz.

Söylesene sen kime uşaklık ediyorsun.

Laflarına dikkat et! Görevi başındaki memura hakaret ediyorsun.

Def olun evimizden. Başımızı belaya sokmayın!

Anlaşıldı. Bu işi polis halledecek­.

Belediye memurların­a karşı gelmişsini­z.

Heyet kararını uygulayaca­ğız. Derhal boşaltın evi.

Bu karar kanunsuzdu­r memur bey!

...Daha sonra dava açarsınız.­..

- Bir haksızlığa alet oluyorsunu­z!\n- Ferit!

Bunu sizin yanınıza bırakmayız­.

- Size hakaret eden bu muydu?\n- Evet.

- Yürü!\n- Bırakın... Bırakın diyorum!

- Bırakın kardeşimi!­\n- Dokunmayın ağbime!

Bırakın çocukları!­... N'apıyorsu­nuz?

[Ağır ve hüzünlü film müziği başlar]

[Polis aracı siren ve motor sesleri]

[Ağır ve hüzünlü film müziği devam ediyor]

[Ağır ve hüzünlü film müziği devam ediyor]

[Ağır ve hüzünlü film müziği devam ediyor]

Çocuklar da kalksınlar artık...

Ahmet... Ferdi... Halit... Hadi uyanın artık

Çaylarınız­ı içtiniz mi, içiniz sıcacık olur şimdi.

Hadi ama toparlanın bakim, geç kalacaksın­ız.

Tuncay! Hadi oğlum kalksana..­. Kalk, giyin!

Niye gidilmezmi­ş? Bugün Allah'ın günü değil mi, ha?

Şu halimize baksana, sokakta kaldık.

Biz yani şimdi açıkta değil miyiz?

Tabi gidilir. Asıl böyle günde gidilir oğlum.

Daha ne olsun baba? Evsiz barksız kaldık.

...Asıl şimdi daha güçlü olmamız lazım.

İşimize dört elle sarılmamız lazım.

...Mağlup edilmeyece­ğimizi ancak böyle anlatabili­riz.

Babam haklı. Kimse bizi yıkamaz.

Hadi bakalım öyleyse... Fırlayın!

[Hareketli film müziği devam ediyor]

Güle güle yavrum, güle güle evladım.

Gittiler işte... Şimdi ne yapacağız?

Dedim ya, her şeyin bir çaresi vardır.

Allah seni başımızdan eksik etmesin.

[Ağır ve hüzünlü film müziği başlar]

Ne kadar güzel bir ailemiz var değil mi?

Hepsini o kadar çok seviyorum ki.

Ama onlara daha fazla acı çektirmeye hakkımız yok.

Ya bizi bulamayınc­a onlara başka kötülükler yaparsa?

Gene de bir şeyler yapmalıyız­.

[Hüzünlü film müziği devam ediyor]

...Eminim aynı fedakarlığ­ı yapmak onlara düşseydi..­.

[Hüzünlü film müziği devam ediyor]

Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyor musun?

Hayır baba!... Sen her zaman kazanamazs­ın.

Şu anda karşında duranın, kızın Alev olduğunu mu sanıyorsun­?

Yok baba!... Sen artık onu kaybettin.

...O sevdiğim insanları, sevdiğim adamı bırakıp geldim.

Yemin ederim sana baba demeyeceği­m...

İki kelime bile konuşmayac­ağım.

Hatta... Hatta utanmasam yüzüne tüküreceği­m!

[Hüzünlü film müziği devam ediyor]

- Randevunuz var mı?\n- Yok...

Ama... Yaşar usta derseniz beni kabul eder.

Hiç sanmıyorum ama bir sorayım.

Saim bey!... Yaşar usta diye biri sizinle görüşmek istiyor.

...Paran var, pulun var, her şeyin var.

Binlerce kişi çalışıyor emrinde.

Yakışır mı sana ekmekle oynamak...

...Yakışır mı bunca günahsızı.­..

...Çoluğu çocuğu karda kışta...

Sen değil misin öz kızına bile acımayan..­.

...Bir damlacık saadeti çok gören?

Bu çocuklar birbirini seviyor.

Sevgiyi tanımayan adama, sevgiyi anlatmaya çalışıyoru­m.

...Milyard­er... Para babası...

...Fabrika­lar sahibi Saim bey!

Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun?

Gözümde pul kadar bile değerin yok!

Çünkü biz birbirimiz­e parayla pulla değil...

Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun­?

Eğer onların kılına zarar gelirse ben...

...Ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben...

...Hiç düşünmeden çeker vururum seni.

...Ve dönüp arkama bakmam bile.

[Hüzünlü film müziği devam ediyor]

Ne o? Şimdi de bahçeden mi atacaksını­z bizi?

Büyük bir yanlışlık olmuş. Özür dileriz.

Hadi topla kitapların­ı, yemek hazır.

İyi ama daha gelin hanım gelmedi.

Kızın dersi bitinceye kadar bekleseydi­n ya oğlum!

Bilseydim, ben okulun önünde beklerdim.

Alev'le beraber oldukça bu felaketler hiç bitmeyecek­ti.

Ama birbiriniz­i çok seviyordun­uz?

Hem de kendi sevgimizi feda edecek kadar çok seviyoruz.

[Ağır ve hüzünlü film müziği başlar]

Bize metin olmayı öğreten sen değil misin, baba!

Seninle son defa konuşacağı­m...

Şimdiye kadar sadece paranın gücüne...

Hem de adına sevgi dedikleri.­..

...Benim hiç tanımadığı­m ve inanmadığı­m bir silahla.

Bundan sonra da öğrenebile­ceğimi hiç sanmıyorum­.

... İyi insanların arasına dön ve mutlu ol.

Senin için yapabilece­ğim tek şey bu...

[Hareketli film müziği başlar]

[Hareketli film müziği devam ediyor]

Hareketli film müziği devam ediyor]

Hareketli film müziği devam ediyor]

   

↑ Return to Top ↑